Günler sarılırken tan kızıllığına,
Bir daire misali dönüp durur yazgımız,
Çizdiğimiz çemberi yine bizler çiğneriz.
Biz ki seyrederiz:
-görürüz,
-görmeyiz.
Her durumda zamanımız var
Durée!
işte bizde olmayan.
Biri dışarıda, diğeri içeride.
Biri demokrat gayet, herkese eşit
Ardımda kalanların yüzleri unutuldu,
Hayat boyu unutuluşlarla yürüyorum.
Hatırımda kalanlar perdede belirince,
Naftalinlenmemiş ipekler gibi çürüyorum.
Aldı Hayat dedi ki:
Benim bu dünya.
Çiçekler, kuşlar destan okurlar bana,
Benim ne varsa günden, ışıktan yana.
Aldı Hayat dedi ki:
Benim bu dünya.
Toparlanmak mı?
Hayır.
Kendime dönmem lazım:
Evimi özledi evim.
Kaplumbağa gibi,
hiç kabuğuna girmeyen.
Bir gün,
hiç bilmediğim bir şehirde
adımlarımı sokaklara bıraktım —
sanki beni tanıyormuş gibi susan kaldırımlara.
Hava sıcaktı;
güneş tenime dokunmuyordu ama,
İşler ve günler,
ve boş kadehler,
ve dolu evler,
ama private değil..!
Genel, evler, genelevler.
Tren rayları, kaçak sigara...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!