Canım İstanbul
CANIM İSTANBUL
Bu şehre ilk gelenler şaşkın şaşkın bakıyor,
Ne tarafa baksan her yer tarih tarih kokuyor.
Boğazda yalılar, köşkler,saraylar sıra sıra,
Dikili taşa bakarken gidiyorum Mısır`a.
Ayasofya ayakta dimdik duruyor hala,
Mest ediyor gönülleri ezanlardaki mana.
Topkapı surlarından Fatih`in gür sedası,
Surûr veriyor gönüllere Sultanahmet`in edası.
Ötelere götürüyor beni göğü çınlatan ezan,
Sanki uçuyor gibiyim ezanı dinlerken o an,
Evliyalar, erenler, şehitler, yatar her yanında,
Aziz Mahmut Hüdai Medfun Üsküdar’ında.
Bir yanda Anadolu diğer yanda Rumeli hisarı,
Eyüp camii yanında Hz. Eyyub el Ensari.
Boğazın bitiminde karadeniz gelir cûşâ,
Beykoz’da dua bekler peygamber Hz. Yuşa.
Bunca güzellikler varken bu kötülükler niye?
İşte tarihin gururu muhteşem Süleymaniye.
Dile gelse konuşsa; surlar, saraylar, hanlar,
Onların dilinden ancak tarihi bilen anlar.
Kaç kez şahit oldun İstanbul zaferden dönüşlere?
Seni dinlerken şanlı şehir dalıyorum düşlere.
Görür gibi oluyorum Fatih`i at üstünde,
Yavuz`u Kahire’de, Kanuni`yi Viyana önünde.
Kim bilirki sahiden İstanbul`un bildiğini
Fatih, Yavuz, Kanuni`nin hangi seferden geldiğini,
Kimi yakından görür seni kimi bakar uzaktan,
Kimi ağlıyor haline ışık bekliyor ufuktan.
Ah İstanbul yeniden güneş gibi doğmalısın,
Yeniden şu Cihana sen başkent olmalısın.
Mahzun olma ey İstanbul geleceğin pek parlak,
O günler gelecek inşallah ne çok yakın ne uzak.
Kayıt Tarihi : 19.4.2006 13:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!