Sana göçmek istiyorum, sırtımda dünyanın ağrısı,
Kes yüreğine giden, dönüşü olmayan tek yön biletini,
Cebimde bir tutam küllenmiş hasretle.
Mühürle beni o kadim sızının çentiğine, alıp ömrüne yama eyle
Yarım kalmış sevdaların kanayan izini sürdüm de geldim,
Hükmü müebbet, mührü ezelden vurulmuş bir yemin olsun.
İstemem ne cam kenarını ne de dünyanın o süslü yalanlarını.
Gözüm yok mülkiyetin sahte cennetinde,
Bana o kuytu, o mahzun "can kenarından" yer ayır.
Dilimde bin yıllık bir deyiş, sırtımda zamanın kırbacı,
Yolların tozunu değil, yılların tortusunu bıraktım eşiğinde.
Sesin, fırtınaların sustuğu o tek sığınak, o son limanım.
Nefesin, bozkırda yolunu şaşırmış rüzgarım olsun,
Yollar yorsun bizi, mevsimler dökülsün takvimlerden,
Yeter ki menzilim sen, varacağım toprak senin iklimin olsun.
Çatlamış bir bozkır sabrıyla, toprak nasıl ki suya hasretse ezelden
Öyle muhtacım, öyle susuzum o rahmetine
Öyle dilsiz bir açlıkla sürgünüm o can kıyına sığınmaya,
Senin ikliminde un ufak olmaya geldim.
Artık ne kervanlar sorar beni ne de yollara düşen gölgem,
Gölgesini yitirmiş bir mülteciyim, sırtımda kırık bir sazın uğultusu.
Yüreğinin o kimselerin uğramadığı kuytusunda sakla beni,
Hani o fırtınaların dindiği, dertlerin demlendiği dar sokakta tut.
Çünkü cam kenarı gurbettir, bakarsın yol biter, ömür geçer avunursun.
Ama can kenarı sıladır, bakarsın nefes biter, toprak olur kavuşursun.
Ben bu fani dünyaya "eyvallah" deyip gömleğimden vazgeçip çıkmışım,
Hükmü yok artık ne hanların ne sarayların ne de bu fani devranın,
Ben tenimden soyunup bir dervişin sessizliğine bürünmüşüm.
Ben, yolunu kaybedip senin o vakur gölgene sığınmış bir mülteciyim.
Zemherinin ayazında bir kor, baharın harında üşüyen bir yaprak gibi,
Senin o asil susuşuna, o kanayan kutsal yarana sığınmaya geldim.
Kuşlar döner elbet yurduna, sular elbet yatağını bulur,
Her menzil bir gün yorulur, her yol bir gün uçurumda durur.
Yeter ki beni o can kenarından, o kutsal yarandan indirme.
Ama bu yolculuk başka ne sonu belli ne yorgunluğu.
Ben senin kalbinde hırkasını bırakmış, kıblesini sende bulmuş bir derviş,
Sen ise bu yalan ömrümde tutunduğum tek büyük hakikat.
Şimdi kapat kapılarını bu yalan dünyaya,
İçeride sadece biz ve o dinmeyen mukaddes sızı kalsın.
Biletini kestiğin bu yolcu, senden gayrı toprak,
Senden gayrı ölecek bir vatan bulmasın.
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 12:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!