Saat ölümcül dedikodusunda
Korkulardan yoruldum, kaçacak bucak yok
İlk cümle öylesine söylenmiyor
Alıştıra alıştıra fısıldanır kötü haberler
Sanki ne diye doğuyoruz anlamıyorum diyerek başlıyor abartılar
Hepimizin başında öyle ya da böyle
Ateş olmayan çok, yer toz duman
Değiştiriyorum bütün atasözlerini
Damlaya damlaya gözyaşından kaç göl oluşmuş
Abartı hepsi, ne diyordum
Umurumda yeryüzü, sarkaçlar ve zemberekler
Bir delikanlının hayali,
Bir kadının bekleyişi
Yahut babanın eve hangi eliyle boş gideceği
Saat tıkırtısından duyulmuyor sessizlik
Öylece de her şey varmış varacağına.
Saatler konuşuluyor,
İlaç saati, ölüm saati ve kaçırılmış uçak saati
Dikkat çekmiyor kalbiyle çığlık atanlar
Bezginlik sokağının mukimleriyiz
Bir insan parçalanıyor demez çaycılar,
Bardaklara dikkat edin kırılmasın sermaye
Bu kadarız bu çağda,
Aşk palavra, sevgi iddia, vefa bir hatıra
Büyüyor karanlıklar sarsıyor evham sayhaları
Akrep bir çığ, yelkovan fırtına
Sevgilim bu nasıl şaka bu nasıl alay
Abus bir çehre, güzel bir günah
Biliyorum saklanamam
Burası dünya, insan ve umut pandora
Et ve kemik sırılsıklam, sancı iniltiden bir yumak
Arsız değil ölüler utanacak günlerine daha çok var
Allah ve ekmek kavgasında insan taraf seçemiyor
Haram lokma veya helal su
Kımıldamadan duruyor olabilir ölüler
Sevgilim ölemiyorum beni çağırıver
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 22:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!