Çağ tedirgin ve ürkek
Uğultu yükseliyor derinlerinde
Bin atlı sürülüyor sanki üstüne
İsyan gümbürtüsü gibi
Titriyor yer gök
Çatırdıyor kaleler
Üzerinde güneş batmayan medeniyet
Battı batacak
Bir çağ kapanıp, yeni bir çağ açılacak
Öngöremiyor artık
Ne bilim ne "modernizm"
Kanı çekiliyor
Bembeyaz kesilmiş rengi
Bir fırtına kuptu kopacak
Şöyle kalkıp ayağa
"Neler oluyor" diyemiyor
İhtiyarlıktan
Neler olduğunu biliyor gibi suskun
Ölümün gümüş rengi dudaklarında
Kayıyor üzerinde oturduğu tarih
Cezası ağır olacak
Malumun ilanı yakın
Kaybedecek bir şeyi kalmamış
Kanını emdiği medeniyetler huzursuz
Hançerini bilemiş "o an"ı bekliyor
Huzur bulamayacak artık
Diğerlerinin toprağında
Adı gibi biliyor
Bir bir kayıyor elinden, madde ve fikir
Hiçbir şeyi kalmayacak
İğrendiği maneviyat başka ellerde
İmrenecek, isteyecek ama gelmeyecek
Öldürdüğü "Tanrı"ya yalvarsa da
Birey ayaklar altında çiğnemiş kutsalı
Dönmek için artık çok geç
Evlatlarını teskin edemez artık
Baba, katilini büyütmüş çoktan
Onlar da bekliyor "o an"ı
An'a hazırlıyor çağını
Yakıp yıkılıyor sokaklar
Kangren her yanını sarmış
Elinden bir şey gelmez artık
Kesemez uzuvlarını
Doğu'da yeniden doğumun sancısı
Çölde fırtına
Anadolu ayakta
Ölü toprak kalkıyor yavaş yavaş
Dersini almış gibi, derinden, hissettirmeden
Kadim medeniyetlerin üzerinde güneş
Batı'da kara bulut
Mevsim yıkmadan dönmeyecek
Çağ tedirgin ve ürkek
Yanlış yerde durduğunu anladı
Ama artık çok geç
Mevsimler ardı ardına akıp gidiyor
Yolcusunu bekleyen yollar uzun
Mustafa Bayraktar 3
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 22:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Duygu Teşrifatçısı Kitabından...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!