Zamanın geçmişte bıraktığı bir çocuktum ben de
Boya kalemlerim vardı benim de
Ve her defasında kaybederdim en sevdiklerimi
Çocukluğumun güneşi bazen sarıdan dönerdi
Günü yolcularken gözüme takılan kızıl vedası beni aldatmıştı galiba
Güneşim kırmızıydı benim
Aslında sarı boya kalemimi de kaybetmiştim
Gece meraklı yüzüme vuran aydınlığı da güneşin farklı yüzü sanırdım
Beyaz geceliğini giyinmiş yorgun güneş haliydi çocuk aklımın erdiği işte
Sessiz ve yorgundu güneş bildiğim aydede
Yıllar düşleyebilişlerimden daha hızlı koşuyordu
Büyüyordum
O sıralar öğrenmiştim: Onlar farklı iki kahramandı
Güneş uyuyordu ama beyaz pijamaları yoktu
Penceremden sızıp yatağıma uzanan, masalla başlayan gecenin prensi aydı
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde...
Ay, gönlümün derdine düştüğüm zaman ağlamayı öğretmişti bir de bana
Bir başka ağırlık vardı çocuk yüreğimin gözyaşında
Küçük periyi lanetten kurtaran iksirden farklıydı
Artık başka akıyordu gözyaşlarım
Kendimi yalnızlığa salışlarım ısınıyordu git gide
Ve artık gözyaşlarım akıp giderken yüzümü yakıyordu ay karşımdayken
Gece acıyordu artık
Masal yoktu
Gökten üç elma düşmüyordu
Büyümüştüm
Elimde tek bir kalem kalmıştı
Ve bir karakalem çalışmasıydı güneşin bana seslenişi artık...
Kayıt Tarihi : 15.12.2008 13:26:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!