Bünyamin Özdemir 2 Şiirleri - Şair Bünya ...

Bünyamin Özdemir 2

Kik mal du
ikk.. taksi şoförü
Atlı Karınca. 93lü.
İstanbul İktisat'tan.
Beyazıd Meydanında
O bitmez bit pazarında

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

Kızılırmak ırmağı
Bir yay idi: buldum
Bir gün atılmak için
Çilesine kuruldum


Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

Bir kızın olsun
Ve kızlık isimleri
Hatice annemizin
Ravza bahçesinin
Çiçekleri arasından
Hep Fatıma olsun.

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
"Niçin, niçin, niçin
"Kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin
""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

küçük
küçüksün
küçüğüm

küçükler
küçüksünüz

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

uzun karanlıkta kaybettiğim bilyalar
doladığım zencirler işaret parmağıma
dolaplar altında parlattığım yıldızlar
bürünmek için çünkü görüyorum
karanlığımı
işte orada!

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2



Hastaların son Hacettepesi
Hızır İlyastır amcam Selami.
Dik yokuş Şirintepe mahallesi
Yüksek eyvandır amcam Selami.

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

Bizim çocuklara
Gurbetçi diyorum.
Onlar diyor:
_Gastarbeiter.

Dedeniz diyorum.

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

Ebem Zahey Karı

Tükürürdü dermalara. Kürt elinde şifa iğnesi vardı. Dua okur ve ince ince yazardı. Dedem teselleme verir (Yozgat tesellemesi!) ebem hep çizerdi. Elim Anşa anamızın, Fadime anamızın eli deyip tükrük sürerdi ebem yaraya. Tükrüğü sağaltır, ayağa kaldırırdı her fukara müslümanı. Ebem ocaklıydı. Mikroplar çok korkardı ebemin alevli ağzından. Mikroplar vücudumuzda, köyümüzde ve yurdumuzda hiç tutunamazdı. Cümle haşarat Aldede dağının eteklerinden geçen akarsuda boğulurdu. Her cinsten zıp zıp pire, asalak ve bit bir tokaçta geberirdi. Kilden ve külden sonra tertemiz çıkardı esvaplar. Sularımız cehennem gibi yakardı ecnebi ordularını. Bizim ülkemizde Çin'den ve Maçin'den bulaşmış da gelmiş hiçbir virüs, hiçbir zıpır bakteri teneffüs edecek yer bulamazdı. İnce Memet eşkiyalıktan düşer, Rahmet asilerin yollarını ilelebet keserdi. Omuzlar kavi, eller bağlı; namazda saflar sıktı. Düşmanlar kalbimize sızacak boşluk bulamazdı. İş adamı, bezirgan, paşa ve sultanın dahi alnı secdeye yapıştırılırdı. Allahuekber bir hizaya getirirdi cümle başı ve ayağı; bayı ve yoksulu.. Oruçlunun ağzı hep açlık kokardı. Şeytanın sarayları bu kokudan sarsılır, yıkılır; tuz-buz olurdu. Sermaye birikimi ve girişimcinin sultası bize sökmezdi. Kale de olsa tahtaköy mezardı. Gömerdik her Karun'u. Sahurlardaki imecede: oklava, evraaç, mani, türkü, tekerleme kadınların ağzındaki tükrüğü çoğaltırdı. Musafaha, kucaklaşma, sarılma kazanında kaynardı dünyamız. Hastalık şifa olurdu. Kapılırdı şifa nefesten nefese. Huu ve Hay sesleri açardı ciğerleri. Ölüm ve hayat iki kardeşti koyun koyuna. Yalnızca Frenk'ten gelirdi frengi. Yalnızca Frengistan'da gusülsüz ve cenabet gezerdi ecnebi.

_Ya ne bu: Yüz mü
Yoksa yüz numara mı

Devamını Oku
Bünyamin Özdemir 2

Aşık umudunu kesmiş güzellerden
Bulutlarda bin türlü hayaller görmüş

Çıkmış rüyaların düşlerin seyrine
Yücelerde düğünler şenlikler görmüş

Devamını Oku