yaralı saksağan gözünden biriktirdiğim
yaprak ormanlarından gelen uğultunun
temposundan bestelediğim şarkının
nakaratına takılınca ayaklarım
düştüm
düşürdüm
boynu kırıldı tıfıl sevinçlerimin
yerlere tespih oldu saçıldı
umudun u-sunu sevincin s-sini
yerdeki karıncalar arakladı
bayat bir simidin üstündeki
susam gibi karardım
kaldım
köşelerde
her şey bu kadar basit olmamalıydı
kızdım kendime öfke saçtım kabarık saçlarıma
ve kuduruk zihnime çalım attım
hayat biraz toz pembe olsa
nolurdu
sanki
mesela bulut üstü çayırlarda
otlanan kuzular gibi zıpır ve neşeli olsaydım
birkaç yıldız toplayıp ceplerimi doldursaydım
kızmayın evet bu biraz uçuk
hatta kaçık oldu
ama ne yapayım yeryüzünden
ve insanlardan umudumu kestim
her şeyi yağmalanmış
bu dünya da
imkanım olsa bir gün durmam
aslında benim gibi
gökyüzüne kapak atmaya çalışan
yüzlerce binlerce insan vardır
ama yağma yok
kimseler gidemez oralara
dünyayı çöpe çeviren beton yığınına
dönüştürenlerin canlı cansız her şeyi
harap edenlerin yolu oraya da
düşmesin
aç gözlü sapkınların ego delisi divanelerin
sevgisiz ördeklerin kıskanç tilkilerin
hırsızların soysuzların
katillerin canilerin
off ...yazdıkça söyledikçe bitmez
tükenmez bunların sicili bozuk
-oktan secerelerinin
ben temiz bir dünyaya hasret
yaralı bir gezgin umudu yitik turna
bulut üstü çayırların hayali serçesi
bir ayağım yerde bir ayağım gökte
aklım fikrime sarmaşık
içindeki çözümsüzlüğü hazmedemeyen
bulanık suların yarım akıllı sazanı
boş versem her şeyi takmasam kafaya
kolaylaşacak yolum
ama olmaz ki
içimdeki yangın sönmez ki
hâlâ iyilikten hâlâ güzelliklerden
hâlâ gelecekten medet umanlar
korosunun uslanmaz zilli tefi
patlak davulu
küllerimizden doğamadık bir türlü
her yeri kalantor göbeklere pay edilmiş
dünyanın sefil yolcuları
sözde kölelik yok olmuş kaldırılmış
gel de inan
bizler maaşlı faturalı her şeyin ekmeğin tuzun
suyun vergisine tabi tutulmuş
kontrol edilen edilgen köleleriz
gözleri kör kulakları sağır
bencil egoları körüklenmiş sahteciler
bize dayatılan senaryoların
çıplak figüranları
birilerimiz kapak birilerimiz tencere
"böyle gelmiş böyle gider"
şarkının sözleri gibiyiz
kafayı yorup patlatmaya gerek yok
bende geldim gidiyorum
bırakın
bırakın da birazcık hayalim olsun
birazcık da umudum olsun bulut üstü çayırlarda
ebruli bir uçurtmanın kuyruk ucunda
1101202621:34
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 22:53:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!