Agnostik bir yapıda ve yok hükmünde birduygu olarak kabullendiğim aşkın, gözlerin ile kalbimarasında düşsel bir çizgi ile ruhumu ruhuna taşıyan yolu inşa etmesi ile beraber gönlümün çorak topraklarına kurulan sevadanın ışıklı şehrinin masum çocuğu olarak buluyorum kendimi.
Sütten kesilmiş bebeğinher daim tomurcuk yaşlara haiz gözleri gibi her an dolu dolu oluyor gözlerim.
Dert birtane değil ki. Bakşimdide gözlerini özledim.
Akılsız birtomurcuklanmaya işaret ediyor bütün duygusal emarelerim. Mevsimi gelmeden yeşermek istemediğim kalde sana çiçekleniyor kendime bile yabancı olan hislerim. Korkmuyorum artık sevgiden. Varsın olsun. Ben tek sana yeşilleneyim. Gelirse hasat zamanım seninle gelsin.
Beş duyudan ibaret değilmişim. Seninle öğrendim.
Kalp gözünün gerçeği daha iyi gördüğünü,
Yakından çok daha güzelsin!
Rutin dışı bir huzursuzluk var bugün hareketlerinde.
Bir gözün otobüs yolundan ayrılmıyorken diğer gözün saatinde.
Yanaklarını kocaman şişirip dudaklarını büzmenden anlaşılıyor ofladığın.
Evde her zamankinden üç dakika geç çıktın.
Sanırım otobüsü kaçırdın.
güzel sözleri sadece iyi insanlar yazsa keşke...