engeller kırılırken
dengesi şaşıyor arzın
hevesli bir serçe telaşı
kuşatma diyor sağı solu
ki kuşanmışken dünya
katıksız teslimiyet zırhını.
dakikaları sayarken nefesim
bilmediğim mevsimlerden geçip
bildiğim ateşleri harlıyorum
derin bir matem esiyor poyrazdan
ağrılı meltemleri saymıyorum.
sesinden şiirler yazıyorum
satırlar yara bere
satırlar kara kapılar içinde,
sesini
sürgüler ardında bulamıyorum
...
insanların sığındığı limanları aklım almıyor
almıyor tek heceden kalkan gemileri
buz denizinin ortasında yanıp
kıyıya vurmayan külü
aklım almıyor.!
dönüp duruyor işte!
istikametsiz biletler, adresi yok
bavulsuz yolcular ruhları yok
dar sokaklar geçmişler
ardından seslenen dil yok
yığınlar ortasında ayak izlerini bulamıyorum.
...
bir nehir saklanıyor yatağında
bir dağ, doruğunda
yuvasında karınca,
bi dev gibi uluyor şehrin etekleri
mahşer yeri meydanlar
kıyamete kurulu
göğsümde kıpırdanan saat.
akrebi, soluğuma ayarlı
telaşları çaldım kadranından
zemberiğini söktüm adım adım
acımadı canım
yağmur mevsimiydi
bir devrin geçmişini yıkadı
göğün elleri,
kent boydan boya cana sustu.
yağmur mevsimiydi
gemiler yanaşırdı rıhtımlara
maviliği yağmalanmış
deniz çekilirdi ansızın
alın yazımın ortasından,
yazgımdan arda kalanlarda seni bulamıyorum .....⚘
...
.....özlemçay
eylül/yirmi yedi
Kayıt Tarihi : 27.09.2026 20:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!