Bu Peronda II Şiiri - Hüseyin Erdinc

Hüseyin Erdinc
246

ŞİİR


22

TAKİPÇİ

Bu Peronda II

BU PERONDA — II

Uzayıp giden,
şehrin göğsüne döşenmiş uğultulu demir ağların
çeperlerinde çoğalan
akşamüstü sızısına eğilmişken güneş,
son parıltısının eğri buğusunu
rayların soğuk eşiğine sürüp de
çekildiğinde geri —

hangi gidişin
boğuk eşiğinden
alıp götürülmedin sen?

Bir duraktan ibaret sanılan
bu paslı bekleyiş döngüsü,
gözde ağırlaşan
dövülmüş yalnızlığın
içimin döşemesine çöğüşen
üşengeç bir buğu gibi
şehrimden başka bir şehre
çoğalarak eksiltiyor seni.

Ve ben,
göğsümde dönen bu döşeli üşümeyle
sevme eşiğini çoktan
geçirmiş bulunuyorum bu kentin.

Bekleyiş —
saniyelere sürgülenmiş
eğri bir süreksizliktir artık.

Hareket dediğin,
peronun paslı gövdesinde
camdan çoğalan saçlarının
üşüyerek dağılmasıysa eğer,
umutlarım
soğuk bir dökümhaneye
dönüşmekte gecikmiyor.

Koşup,
rayların döşenmiş yazgısına
iki elimle girişip
yerlerinden söküşümle
dalga dalga sarsılsın istiyorum
o gri,
ağırlaşmış gidiş çizgileri —

kendime doğru eğilsin diye
istikamet dediğiniz şeyin
boğuk omurgası.

Bana son durak olan
bu paslı eşik,
sana neden yön veriyor?

Kızgınlığım şimdi
şehrin göğüne çarpıp
şişen bir şimşeğin
uğultulu gecikmesi.

Bu perona,
o uyuşuk makiniste,
vedaların çoğullaşmış
üşengeç gülüşüne…

Bak —
gök, mavi olmaktan vazgeçmiş bir döşemedir artık,
beyaz bulutlar
üşümüş düşünceler gibi
dağılmadan
çoğalır üzerimizde.

Neyine senin
bu döşenmiş griliğin?

Şimdi köhne, dar geçitler
bir orman eşiğini dahi
anımsatmayan
asfaltın boğuk siyahıyla
göğe üşüşen
ağaçsız gövdeler gibi,

bihaber büyüyen
beton ormanların
içine sürgülüyor seni.

Gitme dedikçe
boğuluşun çoğalıyor.

Her gece
sen ölüp
her sabah
bu peronda
yeniden —

döşenmiş bir yokluğa
doğuyorsun.

Hüseyin Erdinç

Hüseyin Erdinc
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 21:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!