Bozkurt Yaşamalı. Şiiri - Enver Özçağlayan

Enver Özçağlayan
696

ŞİİR


23

TAKİPÇİ

Bozkurt Yaşamalı.


Yazı: Enver ÖZÇAĞLAYAN

BOZKURT YAŞAMALI!..

Her milletin tarih içerisindeki seyri,(savaşları, barışları, yaşama biçimi,duygu, düşünce ve davranışları) onların mânevi kültürünü oluşturduğu gibi; mitolojilerinin de kendilerine göre biçimlenmesine sebep olmuştur. Bir çok milletin Lâtin kültüründe hattâ daha geniş olarak Hristiyan kültüründe birleşmiş olmalarına rağmen, ayrı devlet ve millet organizasyonu içinde farklı mitolojileri kabul ettiklerini ve bunları motif motif geliştirdiklerini görürüz. Ancak dikkatten kaçmayan ve ibretle seyredilmesi gereken bir gerçek de, bu devletlerin mitolojilerini sürekli olarak işledikleri, nesillerine
benimsettikleri ve bu çabayı değişmez bir devlet politikası kabul etme durumlarıdır. Zaman zaman dış politikalarında dahi, mitolojilerinden aldıkları ilhamın etkisi görülür. Hattâ o kadar ki; beceriksiz Zeus'un gayretiyle, Ege kıyılarında köpükleşen güzel Artemis'in ve hayasız Afrodit'in aşkıyla, Helenizm rüyalarına dalınır. Bazen de "Koca Ayı"nın salyalı rehberliğinde Kars, Ardahan ve Boğazlar yoluyla sıcak denizlere iniverme planları uygulamaya konulur. Arslan, İngiltere Krallığı'nın simgesi olarak; "dünyanın tek ve kuvvetli hakimi niteliğiyle" sevilir ve sayılır. Bu arada Fransa'nın simgesel "horoz"unu da unutmamak gerekir.
Milletimizin binlerce yıllık tarihî seyri içinde ortaya çıkan, seciye ve seviyesiyle kıyaslanabilecek mitolojisinin en güzel örneklerinden biri, hattâ en değerlisi muhakkak ki BOZKURT motifidir.
Yüzlerce yıl belirli bir yerde (Ergenekon'da) derlenip, toplanan ve yeniden "Millet" olma hüviyetini kazanan Türk Soyu'nun yeni vatanlara açılışında BOZKURT, yol göstericilik vasfıyla büyük bir önem kazanır. Gerektiğinde iyi savaşan, çok hassas ve cesur olan, ancak bu özelliklerini soğukkanlı ve vakur görünümü içerisinde gizleyebilen bu yaratığın sembol olarak kabul edilmesi, her halde Türk insanının yaratılış özellikleriyle uyum sağlamış olmasındandır. Sonraki yıllarda dahi, Türk Milletinin zor durumlarında ortaya çıkıp, yol göstericilik yaptığı ve Milleti selamete çıkardığı; fikrî bir inanç olarak binlerce yıldan bu yana yaşayagelmektedir.
BOZKURT'un zorluklar karşısında kalan Türk Milleti'ne yol gösterme ve kurtarıcılık imajı, son müstakil Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu esnasında ve sonraki devrelerde büyük Atatürk tarafından gayet iyi değerlendirilmiş, bu fikriyat ve aksiyonla Türk Milleti'nin kurtuluşu gerçekleştirilmiştir.
Zaferi takibeden kısa zaman sonra âdeta BOZKURT'u ödüllendirmek istercesine Atatürk'ün bastırdığı paralarda BOZKURT Motifine tam boy yer verilmiş, esasta bu sembol, fikri ve aksiyonuyla gelecek nesillere aktarılmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Türk Dil Kurumu'nun ilk neşrettiği Sözlüğün kapağına BOZKURT Motifinin işlenmesi, Millî Eğitim Bakanlığı'na BOZKURT Tablosunun astırılması da yine Atatürk'ün bu sembole verdiği değeri ve O'nun, okuyan nesle mutlaka tanıtılması ve benimsetilmesi gereğini vurgulayan tarihi davranışlardır.
Ancak zamanla hükûmetlerin değişmesi; devlet yönetimlerine, O'nun amaç ve değerlerine bakış açılarını da değiştirmiştir. Özellikle Rusya'nın Türkiye üzerinde hiç değişmeyen, kuruluşta dahi Atatürk'ün devlet bakışını etkilemeye çalışan, ancak bizzat Başkomutan tarafından reddedilen rejim ısrarlarının devam ve propagandası, Atatürk'ün ölümünden sonra hızını daha da artırarak Türk gençlerinin bir kısmı üzerinde etkili olmaya başlamış; Genç Türk Devleti'nde Atatürk'ün reddettiği her türlü zararlı faaliyetlere (Komünizm, Ataizm, Masonluk, Dîni ve Millî değerlerimize yapılan aleni saldırıların yayılması,) hattâ bunların bakanlıklar seviyesine kadar uzandığı görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını müteakip kısa zaman içinde Türk olan her şeye karşı hazırlanan bu tuzaklara ve davranışlara muhatap olmak, gerçek vatan severler için ıstıraplı günlerin vesilesi olmuştır. O günler üzerinden hayli zaman geçti, ancak yıllar sonra yine; bu defa başka yönlü ikaz lambaları yanıp sönmeye başladı. Onun için, Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını hiç unutmamalıyız. İnançlarımızdan ve millî değerlerimizden asla taviz vermemeliyiz.Onları takip ve benimsemeyi bir devlet politikası haline getirmeliyiz. Özellikle Millî Eğitimin Lise bölümünde Türklerin Ergenekon ve BOZKURT olaylarını ders haline getirilip gençliğimizin tarihimizi, Millî motiflerimizi benimsemesi ve kabullenmesi yönünde onlara bilinç kazandırmalıyız.Son pişmanlığın faydasızlığı mutlaka kulağımızda küpe olmalıdır.Unutulmamalı ve artık farkedilmelidir ki; orta yaştan aşağıya doğru bugün insanımızın çoğunluğu, bu bilinç eksikliğinin ve beyinlerinde oluşturulan tezatların etkisini, boşluğunu yaşamaktadır. Artık iyice anlaşılmalıdır ki; vatandaşlarımızın büyük bir kesimi kendilerine tutunabilecek sağlam bir (millî) dal aramaktadır. Kök sağlam, ancak dalların çoğu ya kesilmiş, ya aslı değiştirilmeye başlanmış, veya vasıflaştırılmıştır. Bozuk aşılılar ve bunların dönekleri de maalesef toplumun büyük kesimine zarar verir duruma gelmişlerdir.
Daha konuşulacak çok meselemiz ve söylenecek çok sözümüz vardır. Şimdilik sözümüzü şu ANA TEMA ile bitirmek isteriz: "TÜRK MİLLETİ, TİTRE VE KENDİNE DÖN..."

S O N

Enver Özçağlayan
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 21:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!