Boşu Boşuna
Bakma suskun durduğuma, bir dağın içten içe yanması gibi,
Yaşıyorum işte; soluk alıp vererek ama boşu boşuna.
Kimse bakmasa da gözümün yaşına,
Rüzgâr vuruyor yüzüme, ben yine senden biliyorum.
Kaderimde gülmeler birikti; hepsi bana,
Ama hepsi yarım, hepsi gurbetten kalma.
Ben hangi nehre başımı eğsem,
Aynada senin yokluğun çıkıyor karşıma.
Suskunluğum bir taş değil, birikmiş çığlıklar,
İçimde binlerce kez batıp giden o gemiler...
Olurda bir gün yollarımız bu kentin sesinde kesişirse,
ben en çok, sessiz severken yorulmuşum.
Ne bir kalan var geriye, ne de gidenin arkasından bakan,
Ömrümün kuytu bir köşesinde devrildi tüm masallar.
Evet ellerim boş, göğsümde aynı sızı...
Biz yarım kalan bir şarkının en acıklı yerinde takılı kalan plak gibi kalmışız.
şimdi ne yana baksam sükût, ne yana dönsem hasret,
Sen benden gittin gideli,
Ben kendi cenazemi kaldırmışım sessizce.
Öyle bir yara ki bu taştan beter;
Sen sağ salim unuttun, ben her gün yeniden ölmeye mahkum olmuşum...
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 15:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!