Aşksız kalem küser, kağıt bîçare,
Her mısra bir merhem, kanayan yâre.
Sığmadı gönüle, taştı bu zâre,
Kalbimdeki sızı, dinmek bilmiyor.
Feleğin çarkında boynum büküldü,
Eridi gençliğim, yere döküldü.
Umudun sarayı kökten söküldü,
Benim gündüzüme güneş doğmuyor.
Sükuta büründüm, mühürlü dilim,
Bu yangın sende kalsın, ey yârim, gülüm.
Sensiz her solukta koptu bir ölüm,
Hasretin sancısı çekmekle bitmiyor.
Aşksız şiir olmaz, şiirsiz şair,
Her mısra yazılır, sevdaya dair.
Gönülde gizlenen, dildedir zahir
Zaman sensiz inan geçmek bilmiyor
Mecnun’u çöllere düşüren neydi?
Ferhat’a o koca dağı deldiren neydi?
Gönülü sultana kul eden neydi?
Sevdanın hikmeti akla yetmiyor.
Gözümden dökülen yaş değil, kandır,
Bu nasıl bir derttir, nasıl figandır?
Senden ayrı geçen her an ziyandır,
Gurbet akşamları, bitmek bilmiyor.
Hilal der ki; sözün sonu gelmez ki,
Yaralı olmayan hali bilmez ki.
Alından bu yazı, silinmez ki,
Ecel gelmeyince, ömür bitmiyor.
Kayıt Tarihi : 16.3.2026 11:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!