Bir Varmış... Şiiri - Muzaffer Gezer

Muzaffer Gezer
99

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Bir Varmış...

Selanik'ten gelmiş dedelerim
Bir at arabasının üzerinde
Şavaş sonrası
mübadelede
İttihatçıymış büyük dedem Yunus Ali
Onun torunu
Yani dedem Ali
Eskicilik yaparak sağlamış geçimini
Eskimiyen İstanbul'da
Sırtında beyaz bir çuvalla
Hala süsler düşlerini çocukluğumun
Bir sedir üzerinde
Cam kenarında
Yanında pastırma sucuk
Ve şarap
''Papaz karısı''
Lambalı Grundig'den
Arapça-Rumca şarkılar
İlk kavgamdan kazandığım,
arap çocuğu dövdüm diye
Dedemde aldığım,
Kocataş marka
Türk gazozu
Çeyrek ekmek arası parmak sucuk....

Kavgalarla büyümüş babam
Hücrelerle
Karntilarla
Ve tabii sevdalarla
Bir zamanlar vatan haini
Şimdilerin iade-i itibarlası Adnan
Yıktırınca gecekonduyu
Daha doğrusu tenekeden barakayı
Kucak açmış bizimkilere Gültepe
Gültepe
O yıllarda bir tuğla harmanı.
Devir;
Delikanlılık devri
Mahalledeki kıza asıldı diye
Adam marizleme
Sokak lambası altında barbut
Zorbalarla köşe kapmaca
Yani; delikanlı alemi
Yanlış olmaz.
Taş taşımış arsalar almış
Bir gariban gelmiş kapısına
Kız kaçırmış
Sırtında döşek yorgan
Ardında belalılar
Birlik olmuş meydan okumuş
Bir ufak rakı parasına
Arsalar satmış
Evler satmış babam.
Racon kesmiş
Adı Baba'ya çıkmış
Adımız Baba'nın oğluna çıkmış
Kumar
White Horse viski
Kömürlü Lark
Kumkapı'dan bir takadan alınma
Beyaz çarşafa sarılı
Kaçak Marlboro....

Derken anama sevdalanmış.
Sınırsız
Kuralsız
Ve Korkusuz
Dünyalara eğilmeyen başı
Anamın yanağına eğilmiş
Ölümün üstüne atlayıp
Kaçırmış anamı
Sonra ben olmuşum
Bir Zafer Bayramı öncesi
Saati Maarif yaprağından
Koymuşlar adımı
''Oğlun olursa Muzaffer olsun
ersin zafere''
Kapkara bir oğlanmışım
Dedem severmiş kara oğlan diye
o yıllarda
''sahte'' umut Eco
Henüz Karaoğlan adını almamışım
Ve
Eco mavisi diye bir renk de
Yok gökkuşağı içinde

Gazetelerde manşet
''Anarşist avı başladı''
Duvarlarda ''aranıyor'' ilanları
Muhbirlere vaatler
Sokaklarda
Beyaz miğferli polis
Panzer, reo
Ve askerler
Radyolarda anons
''..........Kızıldere'de kuşatıldılar.''
Babamın anneme söylediği
''Örf-i idare ilan olmuş Hanım'' sözü
Hala kulaklarımda
Sonra sıradan çokcukluk
Her çocuğun ki gibi sıradan
Her çocuğun ki gibi büyülü
Her çocuğun ki gibi
Hatırlandıkça hüzünlü
Ama ülkemdeki her çocuğun ki gibi de
Erkenden büyümeye tutsak.....

Yağmurlu bir pazar akşamıydı
Günaydın dedim
Eskisinin Asker-i Tıbbiyesi
Şimdilerin Marmara Üniversitesi
o yılların en iyisi
Devrimin kalesi
Haydarpaşa Lisesi'ne.
Yatılı okul
Yatakhaneler
Yemekhaneler
Kara şimşek mercimek
Kumlu ıspanak
En önemlisi ayrılık........

Önce Leo Humberman'la tanıştım
İlk okuduğum kitap
''Sosyalizmin Alfabesi''
Sonra
''İşçi neden ve nasıl sömürülür?''
Sınıf
Artı-Değer
Burjuvazi
Ve proterler.
Sonra ilk boykot
İlk yürüyüş
İlk job
İlk dipçik
Bir acı haber
''Dedem kanlar içinde, alnında kurşun yarası''
Sonra sürgün
Bandırma
Balıkesir...
Bir sabah Hasan Mutlucan'la uyandım.
Bir yazılıma sonrası yorgunluğuyla
İdamlar
Postallar
İşkence
Aklımda kalanlar o yıllardan.
Bir de eli kanlı birilerinin sözleri
''Fikriyatımız iktidarda biz zindandayız.''....

Sonra ilk aşk
İlk hüsran....
En büyük aşkım İstanbul
''Dönülmez aşkamın ufkundayız''
Galata köprüsünde köpek öldüren
Sarı tuzlu leblebi
Etrafa ihanet
Sevgisizlik
İtiraf
Yani ölümün kıyısındayız.....
Sonra bir kadın çıktı karşıma
Ömrünü sundu bana
Kendini sundu
Bir Haziran akşamı oğlumu
''Fatih'imi yani''
.........

İşçiler grevde
Dört yiğit ölüme yatmış
Tutsaklar direnişte
Kavganın ateşi diri
Kulaklarımı yırtan bir ses haykırıyor
Duyuyorum
Büyüyorum
''Haklıyız-Kazanacağız''
....
...
..
.
Şimdi yemin etmişim ölüme
Ölümüne sevmeye
Sınırsız
Kuralsız
Ve korkusuz direnmeye
..
Sevdanın emekçisi
Kavganın hamalı olmak için
Güneşi içmeye......

Muzaffer Gezer
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!