Söğüt Gölgesinde
Gecenin Karanlığı yine ağır ağır,iner şehrin üzerine.
Sokak lambaları titrek bir yalnızlık gibi yanar,
rüzgâr eski hatıraları sokak sokak dolaştırır.
Bazı geceler vardır ki,
insan kalbinin sesini ilk defa o kadar net duyar.
Bu saatlerde uyanık olanlar
aynı yerden kırılmış insanlardır birazda.
Kimi çocukluğunu arar karanlığın içinde,
kimi yıllar önce kaybettiği bir yüzü.
Kimi bir annenin sıcaklığını hatırlamaya çalışır,
kimi bir babanın omzuna yaslandığı günleri.
Zaman geçtikçe hatıralar Kaybolur .
zihnimizdeki Bir yüz bulanıklaşır,
sevdiğimiz bir ses rüzgârın içinde kaybolur.
İnsan bazen en çok sevdiği kokuyu bile zar zor hatırlar.
İşte o an kalp anlar kaybın ne demek olduğunu.
Hayat bazen insanı erken büyütür.
Bir sabah uyanırsın
ve omuzlarında yılların ağırlığı vardır.
Henüz gençsin ama yorgunsundur.
Henüz yolun başındasındır
ama sanki çoktan yarısını yürümüşsündür.
İnsan sevince, güvendiğini dağ sanır.
Dayanacak bir yer bulduğunu düşünür.
Oysa bazı dağlar vardır
bir gün taş olup ,avuçlarına düşer.
Ve o an kalp öğrenir,dünyanın en ağır yükünü
Gönlü sende olmayanı ,ısrarla yüreğinde taşımayı.
Bazen insan uzun bir yol yürür.
Sessiz bir yoldur aslında.
Kalabalıkların içinden geçen
ama yine de yalnız olan bir yol.
Yorulduğunda bir ağacın gölgesine sığınmak ister.
Bir söğüdün altına oturup ,başını eğmek ister.
Çünkü bazı acılar,ancak böyle anlatılır.
Bir yerde küçük bir kız
elinde tuttuğu poşeti bırakmadan yürür.
Bir baba başını eğmiş,
onun yanında güçlü görünmeye çalışır.
Bazen bir insanın kalbini
koca dünyadan daha çok,küçük bir iyilik ısıtır.
Bir yerde bir mezar taşının başında
eski bir ses yankılanır.
Bir anne,
bir baba,
ya da bir zamanlar çok sevilen biri.
Toprağın altında değil
hatıraların içinde yaşarlar.
İnsan bazen gece vakti
onlarla konuşur.
Cevap gelmez.
Ama kalp yine de konuşmaya devam eder.
Hayat dediğin şey
karakalem bir defter gibidir.
Rengi azdır.
Çizgileri serttir.
Her sayfada başka bir hikâye vardır.
Bir sayfada çocukluk,hatıraları
bir sayfada sevda.ait tüm anılarımız
Bir sayfada güven,diğimiz o güzel insanlar
bir sayfada kırılmış kalpler.
Ve bütün bunları yazan
sessiz bir kalem vardır.
İnsan Durmadan yazar.
Gece ilerledikçe ,satırları çoğalır.
Bir satırda söğüt gölgesinde dinlenen bir yolcu,
bir satırda dağlara güvenip yalnız kalan bir kalp.
Ama yine de insan tamamen yanlız değildir.
Bir yabancının duasında,
bir iyiliğin sıcaklığında,
bir hatıranın içinde
küçük bir ışık kalır.
Belki de bu yüzden
insan yürümeye devam eder.
Yorulsa da,
kırılsa da,
yeniden ayağa kalkar.
Ve bir gün
uzun bir yolun sonunda
bir söğüdün gölgesinde durur.
Başını kaldırır,
gökyüzüne bakar.
Derin bir nefes alır.
Sonra hayatın defterinde
yeni bir sayfa açılır.
Kalem yine yürür.
Mürekkebi siyah,
hikâyeleri ağır,
ama satırlarının içinde
binlerce insanın kalbi vardır.
Ve o kalpler bilir ki:
Bazı yaralar hiç geçmez…
ama insan yine de yaşamayı öğrenir.
Sessizce.
Yavaşça.
Ve kimseye belli etmeden.
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 05:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!