Kaplan! Kaplan! yanıyor ışıl ışıl
gecenin ormanlarında
Işık sızdırmaz çınar göğsünde
çalılar kanatır damarlarımı
çizgi çizgi böğürürler yırtarak
Bastığım yer ıslak
gözyaşı düşürmüş bulut
palamutu ağzında sincap
şarkılara alkış tutan ağaçkakan
kış stoğunda karıncalar
Kimse bize seslenen
çıksın puhu nerdeyse
göğe uzanan dallar arasından
Eser bir yel serin olur her yer
kalbin de var bir kusuru
sevmez öyle herkesi
sen de gel sevdir kendini vahşi kedi
evlere uzak gözlere ırak pek sevinçli
fırla işte yaşlı gövde gölgesinden
Kanadı rengarenk arıkuşu
uçup durma mavi meydanda
konmaklık bir soluk yok mu heybende
bir avcı vurmadan kalbin
ayarsız ellere düşmeden
bir görün bir çık bulutlar arasından
Bir orman yine yanar…
Bir gün bir acı çığlık daldı ormana
kuşlar kaçıştı alevli pervaneler
kaplumbağa şaşkın yolda pusmuş
beneğini ateşe bırakmış geyik uçaradım
kelebekler günü bitmeden düşmüş
sığla kısa öksürüklerle telaş içinde
çam alev topu fırlatıyor düşmanca çama
can cana çam çama feryat ıslıkları
Bir orman niye yanar?
Hangi pazarın meyvesidir insan
ne ne yapmıştır da yakmıştır orman
eli boğazında ölüme sıçrayan tavşan
ölümü yaratan mıdır yoksa insan
~ Pinhan Edebiyat ve Kültür Dergisi - Sayı 2 (Temmuz-Ağustos 2025)
Hasan Hüseyin TaylanKayıt Tarihi : 8.2.2026 18:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!