Bir kadın düşünün,
Alacakaranlığın aydığınlına sahip.
Mihrin yaktığı öğlen sıcağına bir damla su, ağlayan çocuğun yaşlarını silen narin bir el.
Bir kadın düşünün.
Ağaçtan düşmüş taze bir narenciye gibi kokan,
Irmağın kenarından yükselen bir Söğüt gibi kuşlara gölge olan, çimen bakışlarının ardında sırra kadem basmaya yüz tutmuş bir aşka yelken açan.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



