bir kadıköy gecesi başlar her şey,
vapur düdüğünde titreyen bir yalnızlıkla.
denizin üstüne serilmiş sarı ışıklar
sanki eski bir şarkının nakaratı gibi
kalbime dokunur usulca.
rıhtımda adımlarım,
taşların hafızasında kaybolur.
her köşe başında başka bir hikaye,
her sokakta yarım kalmış bir sevda
beni bekler gibi susar.
bir banka otururum,
martılar uyur, şehir uyanıktır hala
gecenin omzuna başımı koyarım,
yıldızlar sırlarımı dinler
hiç yargılamadan, hiç acele etmeden.
bir çay bardağında buhar olur anılar,
camına vuran yağmurla çoğalır hüzün.
sen gelirsin aklıma,
en kalabalık anlarda bile
en derin yalnızlığı bırakan adınla.
kadıköy susmaz bu saatte,
sokak müzisyenleri yarım umutlar çalar.
bir keman, bir gitar, kırık bir ses.
hepsi kalbimde açılmış
aynı yaraya dokunur.
bir sokak lambasının altında
gölgen uzar, benimle yürür.
kimi zaman sen olur,
kimi zaman kaybettiğim yıllar,
kimi zaman da hiç yaşayamadığım ihtimaller.
gece ilerler,
saatler yorgun düşer.
ama içimdeki sızı
hiç yorulmaz, hiç uyumaz.
her adımda seni biraz daha özlerim.
kadıköy’de geceler uzundur,
çünkü hatıralar çoktur.
her dalga bir veda fısıldar,
her rüzgar bir dönüş vaadi taşır
ve ikisi de yalandır biraz.
bir kadıköy gecesi biterken,
gökyüzü soluk bir sabaha hazırlanır.
ben hala aynı yerde,
aynı eksiklikle beklerim
dönmeyeceğini bile bile.
ve bilirim,
bir gece daha geçecektir buradan,
sen yine gelmeyeceksin.
ama kadıköy,
her şeye rağmen,
beni sana benzetmeye devam edecektir.
Mustafa Alp
03/08/2023 05.00
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 21:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!