Iflahı mümkün müdür, vurgun yemişse yürek?
Savrularak toz duman, olduğunda anlarsın.
Öldürdüğün bu ruhu, elinle gömmen gerek,
Zamanla hazan değip, solduğunda anlarsın.
Bak ve gururla seyret, amansız çöküşümü,
Boğulup damla damla, hıçkırık döküşümü.
Sürünen bu bedeni, yerlerden söküşümü,
Bir gün ayak altında, kaldığında anlarsın.
Güneş çekilir elbet, kararır vuslat izi,
Bir hüsran fırtınası, yutar ikimizi.
Sessizliğin içinden, gelen o keskin sızı,
Kapını çalmak için, çaldığında anlarsın.
Vicdan bir ağır yüktür, taşınmaz dilsiz durur,
Gün gelir hatıralar, gelir yüzüne vurur.
O sahte gururunun, bittiği yerde gurur,
Kendi kuyuna mahkûm, olduğunda anlarsın.
Ne bir özür kâr eder, ne dökülen bin yaş,
Bağrına bastığın o, olur en sonunda taş.
Yalnızlık sofrasında, hüzün olunca aş;
Yarayı bende değil, bulduğunda anlarsın.
Hilal Avunyalı ✍️
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 02:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!