Yürür gidersin ucuz kömür ve parfüm kokan kuytularda bir süredir her gece.
Bir kemaniden hüzün alır, ağlamaktan acıkınca da üstüne bir kokoreç sardırırsın.
Belki aldiğım trençkotunun yakasını kaldırır, beni unutmak için bir kenar dilberi ayartırsın.
Burnun sızlar, dumandan mi hasretimden mi.
Bilirsin ama itiraf edemezsin.
Şafak sökünce kendini anason kokan sokaklara terkeder,
Biçare kafan düşer önüne.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta