Bir devrana geldik ki; bağlar dilsiz, bağban hor;
Vefa beklenen gönül, kıştan soğuk, buzdan zor.
Kardeş kardeşi duymaz, akraba yabancıya eş;
İyilik ektiğin toprak bazen olur nâr ve kor.
Kimi boy verir gider, çınarı gölge saymaz;
Kimi bin güneş tutsa, bir mumu bile yakmaz.
Kimi deryaya dalar, bir damla nasip almaz;
Kimi cevherdir ama, cahil kadrini bilmez.
Sofrada tuzu olanlar, hatır bilmez olmuşlar;
Kendi benlik dağında kaybolup gitmişler.
Büyüğe hürmet bitmiş, edep rafa kalkalı;
Gönül yıkıp geçmeyi bir marifet bulmuşlar.
Daralıp iç dökersin, sırdaş buldum sanırsın;
Dostun dili pazar olur, her yerde anılırsın.
Sırrını rüzgâra ver, insana verme sakın;
Vefa sarrafı yoktur, bir pula satılırsın.
Vefa denen o cevher nadir bulunur serde;
Çıkar öne geçince, insanlık sürünür yerde.
Derdini rüzgâra ver, o taşısın dağlara;
Zirvede mühürlenir, sır gömülür taşlara.
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 20:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!