Bir ayrılık düştü içime,
adı konmamış bir akşam gibi…
Ne kapıyı çarpıp gitti,
ne “hoşça kal” dedi.
Sessizce çöktü yüreğime,
usulca yerleşti,
ben farkına varmadan
evim sandığım kalbimi kiraya verdi hüzne.
Bir ayrılık düştü içime,
yağmurdan önceki o ağır koku gibi,
her şey yerli yerinde
ama eksik bir şey var sanki.
Sesin duvarlarda yankılanmıyor,
gülüşün pencereyi aralamıyor artık.
Saatler geçiyor,
zaman ilerliyor derler ya…
Bende ilerleyen yalnızca
sensizliğin alışkanlığı.
Bir ayrılık düştü içime,
en çok geceleri konuşuyor benimle.
Yastığımda saçının izi yok,
ama yokluğun var.
Uykuya sırtımı dönüyorum,
rüyalar bile çekingen artık.
Gelsen sevinir mi kalbim,
yoksa kırgınlığını mı hatırlar
bilmiyorum…
Bildiklerim yarım,
bildiklerim sen kadar eksik.
Bir ayrılık düştü içime,
sokak lambaları bile fark etti halimi.
Adımlarım ağır,
yollar uzun,
varacağım yerler sensiz.
Bir çay içiyorum mesela,
iki kişilik alışkanlıklar
tek bardağa sığmıyor.
Bardağın dibi soğuk,
hatıralar sıcak…
İnsanı en çok bu çelişki üşütüyor.
Bir ayrılık düştü içime,
“geçer” dedim,
geçmedi.
“Alışırım” dedim,
alışmak da bir tür kaybetmekmiş meğer.
Her alıştığım gün
senden biraz daha uzaklaştım,
kendime biraz daha yakın
ama daha da yalnız.
Bir ayrılık düştü içime,
senin adını anmadan geçen
ilk günümde anladım.
İnsan birini sevmekten vazgeçmiyor,
sadece susmayı öğreniyor.
Kalp konuşmak istiyor,
akıl susturuyor,
gurur araya giriyor.
Ve ortada kalan
yine sevgi oluyor.
Bir ayrılık düştü içime,
ben taşıyorum şimdi.
Kimseye çarptırmadan,
kimseye belli etmeden.
Gülümserken bile
içimde bir veda var.
Eğer bir gün sorarsan
“nasılsın?” diye…
Bil ki iyiyim demem,
ama hayattayım.
Çünkü bazı ayrılıklar öldürmez insanı,
sadece
yaşadığını hatırlatır
acıyla.
Bir ayrılık düştü içime…
Düştüğü yerde kaldı.
Ne çıkarabildim,
ne de alışabildim.
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 11:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!