(Bir sandalye, bir masa. Masada yarım bir kahve, bir yanık mum. Adam oturuyor, yüzü boşluğa dönük. Konuşmaya başlar, sesi titrek ama kelimeleri keskin. Arada duraksar, derin nefes alır.)
Bu akşam...
Her şey bir anda oldu.
Aslında bekliyordum gitmeni,
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



