Altın tepsilerle sundular önüne.
Elini bağladın, bencilliğin gülüne.
Çarelerin tümüne, el salladın.
Gözünü eyledin, güzelliklerin demine.
Ümitlerin olmadı, dününe.
Oturup ağladın da her gününe.
Eline ne geçti?
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



