Mal için eğilme, dünya bir seraptır
Nefsine uyarsan, ahvalın haraptır
Çorak kalan ruhun, çektiği azaptır
Nasihat bir servet, almayı bil evlat
Hedefi bilmezsen, dünya olur nehir
Cahile meyletme, zaten sözü zehir
Perdeler kalkınca, sırlar olur zâhir
Rekat rekat Namaz, kılmayı bil evlat
Servet bir emanet, bilki baki kalmaz
Zekatın vermekle, nasibin azalmaz
Karanlık bir yola, akil olan dalmaz
Gönül puslu ayna, silmeyi bil evlat
İlim aramaktan, hiç yorulma sakın
Cehalet karanlıktır, bilim olsun aşkın
Çevreye ışık saç, belirsin her farkın
Kur’an koca derya, dalmayı bil evlat
Yaren bildiğine, sakın yanlış yapma
Furkan ışığından, yanılıp hiç sapma
Nefis doymaz kirdir, arzusuna tapma
Dost kapısı nimet, çalmayı bil evlat
Gafletle geçen an, zıyandır ömürden
Hiç kimse kaçamaz, tecelli emirden
Bir gün hesap olur, girdiğin kibirden
Lokma bir nimettir, bölmeyi bil evlat
Can tende misafir, an gelince göçer
Hakka eren yolcu, dünyadan geçer
İnsan ne dikerse, mutlak onu biçer
Sebat bir erdemdir, kalmayı bil evlat
Dünya bir imtihan, süslü bir tuzaktır
Gözün görmez gafil, hakikat uzaktır
Gönlün eğer görse, şuur bir buraktır
Hak bir ummandır, dolmayı bil evlat
Vakit sermayedir, savurma hiç boşa
Tohum atsan çıkar, nasip varsa taşa
Ummadığın herşey, gelir birgün başa
Hayat bir cennettir, gülmeyi bil evlat
Yazan aciz Bayram bir cahil yazardır
Şu yalan dünyada doğuştan bizardır
Her kulun menzili üç metre mezardır
Vuslat bir özlemdir, ölmeyi bil evlat
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 06:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!