Bıçaklardan geçiyorum kesile biçile hava hançer gibi sırtımı parçalıyor, yıkılmak üzere yaslandığım eski duvarlar üzüm yapraklarında salkım salkım yılanlar, gece solumda mezarlık ölüler ıslık çalıyor korkularım ağır basıyor şarkı sôylüyorum, tôrpülüyorum ayaklarımı kesen nasırları umut varmı yolun sonunda bilincim kapalı kestiremiyorum belkide mayınlara koşuyorum.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta