Beytullah İmzaoğlu, 20 Nisan 1993 tarihinde İstanbul’da doğdu.
Çocukluğu ve ilk gençlik yılları seyahatler ile geçti.
Ordu ve Yalova'da 12 sene yaşadı, 2005'te külliyen İstanbul'a taşındı.
Sırası ile;
Ordu, Akkuş, Salman Kasabası Çamalan İÖO (1.sınıf)
Yalova, Termal Akköy İÖO(2.,3.,4. ve 5. sınıflar)
İstanbul, Sultanbeyli THK Gazi İÖO(6.,7.,8.sınıflar) ve;
Özel Altınay Anadolu Lisesi (Altınay Koleji) 'nde okudu.
5 Eylül 2012'de Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde 4 yıllık lisans tahsiline başladı. 14 Haziran 2016'da me'zun oldu.
14 Temmuz 2016'da ise aynı üniversitede Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü / Türk Tarihi Anabilim Dalı / Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı'nda Yüksek Lisans'a başladı ve "Şeyhülislam Cemaleddin Efendi (1848-1919)" isimli master teziye 22 Ekim 2019 tarihinde yüksek onur derecesiyle mezun oldu.
Ekim 2020-Nisan 2021 döneminde Mardin-Kızıltepe'de vatani vazifesini ifa etmiştir.
15 Şaban-ı Şerif 1446 Berat Gecesi, 18 Şubat 2025 tarihinde evlenmiştir.
Beytullah İmzaoğlu'nun 12 yaşından beri eli kalem tutmaktadır.
İlk şiiri olan "Aşk"ı 21 Aralık 2004'te Yalova'da yazdı.
İlk 6 yıllık (2004-2010) sanat hayatındaki eserlerini ilk kitabı olan ''Garip Duygular''da topladı. Kitabını 21 Aralık 2010 yılında Murat Kitabevi'nden yayımlamladı ardından pek çok imza günü yaptı, seminer ve konferans verdi.
Beytullah İmzaoğlu, musiki, şiir ve spor ile hususi meşgale olarak alakadar olmaktadır. Umumi tarih ve kültür-medeniyet üzerine ve hususi ile de yakın tarih üzerine ihtisas sahası olarak çalışmalar, incelemeler, araştırmalar yapmaktadır.
Beytullah İmzaoğlu 3 çocuklu İmzaoğlu ailesinin ortanca çocuğudur ve eserlerinde mahlas olarak "Mazinli"yi kullanmaktadır.
Beytullah İmzaoğlu mesleği: Tarihçi, yazar, şair, webmaster.
Beytullah İmzaoğlu boyu: 165-166 cm.
Beytullah İmzaoğlu kilosu: 60-62 kg.
Beytullah İmzaoğlu göz rengi: ela/yeşil
Beytullah İmzaoğlu ten rengi: süt beyazı
Beytullah İmzaoğlu saç rengi: kahverengi
Beytullah İmzaoğlu burcu: Koç
Beytullah İmzaoğlu hangi takımlı: Galatasaray
Beytullah İmzaoğlu nerede doğdu: Üsküdar, Zeynep Kâmil
Eserleri
Garip Duygular, Şiir, 21 Aralık 2010, Murat Kitabevi Yayınları
Şeyhülislam Cemaleddin Efendi 1848-1919, Yüksek Lisans Tezi, 2019, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!