BEYAZ GÜL
Ey gönlümde beyaz gül, dert elinden bizarım,
Sen vuslatı beklerken, ben kendime mezarım.
Gece denen o yerde, ışıklar bir bir söndü,
Gözündeki o yeşil, bende bir kora döndü.
Sarnıçların suyu buz, saçların sanki gece,
Seni benden koparan kader gizli bir hece.
Eksik olan ellerin, kül rengi bir feryattır,
Seninle geçen tek gün, bana cennet hayattır.
Kördüğüm dediğin şey, geçit vermez bana yâr
Hasretin dalga dalga, savurur diyar diyar,
Bin parçaya bölünmüş, gönül denen bu camlar,
Seni benden gizleyen, kahrolası akşamlar...
Yaprak yaprak döküldüm, rüzgârına kapıldım,
Ben bu aşkın uğruna, kaç kez baştan yıkıldım.
Takvimler dert döküyor, zaman durur her gece,
Adın dilimde mühür, çözülmeyen bilmece.
Soğuk odalar, dile gelir de feryat eyler,
Aşk kapısı kapanmaz, zindan olsa bu evler,
Gül kurusa dalında, kokusu sende saklı,
Seni benden kıskanan, şu eller mi hep haklı.
Yaramız sargı tutmaz, ezelden beri kanar,
Karanlıkta düşleyen, şafak sökünce yanar.
Alın yazısı bu dert, o en büyük makamdır,
Gitmek çözüm değildir, kalışımız kıyamdır.
Yalvarırsan Allahla, benden de bir selam et,
De ki: "Bir kulun vardı, diler senden merhamet."
Sen Allaha kulsun ya, ben de aşka köleyim,
Kabul olsun dileğim, ben yolunda öleyim.
Ecel gelse kapıma, sanma senden cayarım,
Sensiz geçen günleri, ben ölümden sayarım.
Hazan Gülü sitemkâr, boyun büker yazıya,
Hasret vurur sineme, döner ince sızıya.
Hazan Gülü Fatoş.....25...6...2026
Hazan Gülü FatoşKayıt Tarihi : 4.11.2026 17:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!