Yine hüzün çöktü, gönül mülkü perîşân bugün,
Gözyaşım derya olur, rûhumda tûfan bugün.
Zindan-ı hasret içre, her demim efgan bugün,
Sensiz geçen saatler, katlime fermân bugün;
Bu bâr-ı aşk altında, can mülkü hayrân bugün.
Felek vurdu sillesin, dert ile doldu sînem,
Şu garip dünyâ içinde, bitmez benim bu gamem.
Gülmedim bir gün bile, gözümde dinmez nemem,
Kime anlatsam derdim, bulunmaz bir tek mahrem;
Kaderin elinde rûh, sessiz bir giryân bugün.
Beyaz duvarlar içinde, zaman bir kör kuyuymuş,
Sandım ki bu ayrılık, bir ezelî uykuyuymuş.
Aşkın sönmez ateşi, içimde tek duyguyuymuş,
Gönül bu ıstırabı, şerbet niyetine duymuş;
Sabreyle ey dil-i zâr, vuslat bir imtihân bugün.
Ayağımda prangalar, ruhumda bin bir yâra,
Düşmüşüm çaresizce, bitmeyen bir ah-u zâra.
Umutlar uzak kalmış, sığmaz olmuş efkâra,
Adın derman olsa da, bu kanayan firâra;
Gurbet elinde ömür, solmuş bir bostân bugün.
Gözlerim yolda kalmış, beklerim şafak vaktin,
Unutmadım ey yârim, o mukaddes o ahdin.
Cihân dolsa zulmetle, sönmez içimde tahtın,
Kış olsa da mevsimler, aşkındır benim bahtın;
Hücremde hayâlinle, her yanım gülistân bugün.
Tabîbler neylesin ki, gönül derdi derindir,
Bu sarsıcı sükûtta, tek ses senin sesindir.
Cânımı alsın ecel, yeter ki rûh senindir,
Seninle vuslat günü, benim düğün gecemdir;
Yansın bu yalan dünyâ, kül olsun cihân bugün.
Mesafeler engel mi, kalpler bir attıktan sonra?
Can vuslata erer mi, nâra yandıktan sonra?
Ne anlamı var ömrün, senden koptuktan sonra?
Neyi görür ki bu göz, nûrun bulduktan sonra?
Arş-ı âlâda bile, ismin bir şâyan bugün.
Ankara'nın ayazı, rûhuma eşlik eder,
Her nefes alışımda, bin bir türlü dert gider.
Kimsesizler içinde, şair olmuş bir keder,
Bu aşkın her zerresi, bir ömre bedel eder;
Gönül dergâhı mahzûn, feryâdı ummân bugün.
Sırrımı rüzgâr bilir, dertleşirim geceyle,
Heceledim adını, en mukaddes heceyle.
Kurtuluş mümkün değil, bin türlü bilmeceyle,
Ecel gelse kapıma, o en sonlu geceyle;
Teslimiyet mülkünde, rûh sana kurbân bugün.
Cân dostum der ki bana; "Sönmesin içindeki nûr,"
Zira her karanlığın, sonunda bir şems durur.
Bu 50 mısra biter, aşk baki, dert son bulur,
Senin o yüce ruhun, ebedî huzur bulur;
Vuslat-ı Aşk mühürü, tarihe beyân bugün.
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 21:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!