hemen alınıyorum bu sözüne
ve içime kapanıyorum gene
sana içimden geldigince yazıyordum
bu kez kimseye çaktırmadan defteri eline veriyorum.
ben sustum sevgili
hadi sen oku bu yazdıklarımı
ağzımla kuş bile tutarım ben.
sen yeter ki yanımda kalıp
bana destek olsan
ağzımla hangi kuşu tutmamı istersin sevgili.
kanarya mı yoksa serçe mi.
sen göster de ben tutayım
akacak yaş
gözde durmaz
akar gider.
düşer kaldırma
sonra kurur
yüreğimde sızısı gözlerimde nemi kalır
sen bana bir kelime söyledin
ben
sensizliğin kitabını yazdım.
sen o kelimeyi at elinden.
ben sana koşa koşa gelirim.
saat 23. 13
ve günlerden çarşamba akşamı
yine böyle bir günde yazmıştım
aşkımızın son çarşambası şiirini
gözlerini göremiyor artık gözlerim
ve işte beklenene yağmur geldi.
hem de gök gürültüleriyle
pencereyi açtım
ellerimi uzattım
bir kaç damlayı tutup
yere düşmesini engelledim.
Saat 15.22
Günlerden bugün ne olduğunu unutmuşum
Pencere kenarındaki masamda
Çayla şekerle baş başa kalmışım.
Ahmet Kaya' dan dinliyorum.
' Öyle bir yerdeyim ki ne karanfil ne kurbağa..' şarkısını.
Bir utanc mi diyemedigim sana.
Zordur derler olanla olmusa care olmak.
Hecelesem ismini anlarmisin sevildigini.
Yok yok! diyemem!
Bir suc bin gunah bende de,
Iki kara göz sende...
hayal üretim merkezi
Ankara ' dan ayrılıyor.
Ne kadar kilometre kare uzağına gidebilirim ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!