Geçip giden çocukluğumu özlüyorum
Şehrin sokaklarında dolaşırken
Birden yağan yağmurları
.
Geçip giden çocukluğumu özlüyorum
Akşam üzeri oyunlar oynarken
Sen benim çözülemeyen sırrımsın
Sırrına akıl ermez
Kelimelere döksem yine yetmez
Ağlayınca aradığım omuzumsun
Tarih yazmaz bendeki bu aşkı
Oturup uzun uzun düşünürüm bazen
Senden önceki ve sonraki hayatımı
Yokmuşum yada hiçmişim gibi gelir
Sensiz olan kısımları anlamsız gelir
Senden öncesi yokmuş sanki hiç
Bu son feryadıydı kalbimin
Son çırpınışıydı
Son haykırışı yüreğimin
Kapattım sana dair sayfaları
Ne kadar çok zor olsa da
Topluyorum kendi kırıklarımı
Gidersen eğer yıkılır bu kent
Kuşlar da göç eder
Tek başıma kalırım karanlığın ardında
Hangi şarkının melodisi gözlerin
Kaç bin yıllık hasret var gözlerinde
Usul usul bakıp
İçimi eriten gözlerinde
Gözlerim gözlerine bakıp
Bir garip rüyaya dalar
Bir kurtuluş var sanki gözlerinde
Bir umut ışıltısı süzülen
Yıldızların arasında
Ellerinde merhametler var
Yüreğinde uçan uçurtmalar
Ne engel seni sevmeme
Gün ağarıyor
Sen ağlıyorsun
Kalbin ağrıyor
Güne başlamak gelmiyor içinden
Çünkü hep yarım kalanlardansın…
Güneş batmış
Yağmur yağmış
Islanmış saçların
Üstün başın sırılsıklam
Havada yağmurun hüzünlü kokusu
Buram buram…
Bir yağmur sonrası gökkuşağı
Veyahut mis gibi toprak kokusu
Bir çiçeğin suya olan doyumu
Yani sen bunları anımsatan duygu
Sonbaharla birlikte yağmuru getiren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!