Yükledin sırtıma onca vebali,
Sormadın hiç nedir yoksulun hali.
Sen sürdün sefayı, giydin al şalı,
Bize reva gördün çuvalı beğim.
Harman vakti gelip çöktün başıma,
Göz diktin soframda kuru aşıma.
Zehir kattın ekmeğime, aşıma,
Böldün uykularda rüyamı beğim.
Ocak zade soydan gelmiş pınarım,
Haksızın önünde sanma yanarım.
Ben bu adaleti Hak’ta ararım,
Yol eyledim sabır selamı beğim.
Derdimi anlattım telli saz ile,
Gönlüm kışa döndü, gitmez yaz ile.
Yolcu mürşidiyim, gelmem naz ile,
Okudum yazdığın ilamı beğim.
Emekle yoğurduk her bir karışın,
Seninle bitmedi bitmez yarışın.
Sahte çıktı senin barışın, varışın,
Çoktan yıktın gönül kalemı beğim.
Zenginin sofrası balla donanır,
Fukara çaresiz derde dolanır.
Sanma ki bu devran böyle sallanır,
Gördük biz kurduğun talanı beğim.
Çarkın döner ama sular bulanık,
Milletin sinesinde koca bir yanık.
Mahşerde her zerre olacak tanık,
Yutmayız biz daha yalanı beğim.
Sadık’ım özünden bir haber verir,
Gerçekler önünde buzlar da erir.
Ocak sönmez elbet, hak yerini bulur,
Kalemsiz Şair yazdım kelamı beğim.
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 11:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!