İnsana ne kolay gelir seni seviyorum demek. Halbu ki en zor olan duygudur, bir kere içinde en çok fazla duyguyu iç içe barındırır sevgi, bu yüzden seni seviyorum demek kolay ama bunu hissettirmek zordur. Sevgi içinde saygıyı, fedakarlığı, sabrı, olduğu gibi kabul etmeyi, konuşurken güzel cümlerle süslemeyi, gözlerinin içine bakmayı, kusurları yüzüne vurmayı başkalarına anlatmayı değil kapatmayı, ince düşünmeyi, övgüyle bahsetmeyi, iyi günlerde gülümsemeyi, kötü günlerde el ele vermeyi, ağlarken gözyaşını silebilmeyi, anlamsız kıskançlıklarla boğmamayı, sonuna kadar güvenmeyi, tutkularını beraber yaşamayı ve bunu hissettirmeyi işte sevgi içinde o kadar çok duygu ve eylemi içinde barındırıyor ki benim yazdıklarım küçücük bir kısmı. Sevmek, sevmeyi başarmak, sevmeyi bilmek çok zordur aslında, insan sevgiyi sakız gibi çiğnese de bu zamanda sevmeyi bileni hiç görmedim ben….
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta