Her akşam yemek masasında babamla aynı ritüel tekrarlanırdı.
Sofraya çorba kokusu, ekmek kırıntıları ve babamın sesi sinerdi.
Çatalını tabağa bırakır, gözlerinde hem merak hem endişeyle bana bakardı.
Sonra o kaçınılmaz soruyu sorardı:
“Ne iş yapacaksın?”
Bu soru, bir babanın evladına duyduğu kaygının, geleceğe dair umutlarının,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta