Belki de Bu Sonbahar
Kışa yakın bir bahardaydı…
Ne tam soğuk, ne de tam sıcak.
Rüzgâr, geçmişten bir sayfa gibi esiyor;
dallar, yarım kalmış bir şarkının ritmiyle sallanıyordu.
Hamit. Değirmendere sahilinde eski bir banka oturmuştu.
Elinde yıllardır kullanmadığı bir dolmakalem,
dizinde sararmış bir defter vardı.
Sayfalarına dokundukça kalbinden bir şeyler dökülüyor,
kelimeler zamana inat yeniden can buluyordu.
Bir zamanlar burada birini beklerdi.
Aynı bankta, aynı denize karşı...
Birlikte kahkahalar atar, denize taş fırlatır,
sessizlikleri bile paylaşabilirlerdi.
Ama şimdi, sadece dalgaların sesi kalmıştı —
bir de unuttuğunu sandığı anıların yankısı.
Rüzgâr biraz daha sert esti.
Denizin üstünde dans eden yapraklar,
sanki veda eder gibiydi.
Hamit derin bir nefes aldı. “
Belki de bu sonbahar,” dedi kendi kendine, “
artık kabullenmeyi öğrenirim.”
Defterin sayfasına yavaşça yazdı:
> “Her giden bir iz bırakır, ama bazı izler yol gösterir, yara değil.”
Bir bardak çay söyledi sahildeki küçük çay bahçesinden.
Bardaktan çıkan buhar, gökyüzüne karışırken içini ısıttı.
Gökyüzü griydi ama içinde hafif bir umut rengi saklıydı.
Belki bu sonbahar, bir şeylerin bittiği değil…
Bir şeylerin yeniden filizlendiği mevsimdi.
Kışa yakın bir bahardaydı, evet —
ama belki de tam da bu yüzden güzeldi.
Çünkü bazı hikâyeler ne baharda başlar, ne kışta biter…
Tam ikisinin arasında, tam kalbin ortasında yaşanır.
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 11:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!