Bazı insanlar yalnız doğar.
Ne bir beklenişin umudu vardır gelişlerinde,
ne de bir merak duygusu.
Sanki hayat,
onları kazara unutmuş da
sonradan eklemiştir dünyaya.
---
İçlerinde hep bir eksik duvar vardır,
ne yaslanacak kadar sağlam,
ne yıkacak kadar cesur…
Kimsesiz bir sıcaklıkla büyürler.
Sarılmadan, ama düşmeden.
Güvenmeden, ama sevmekten vazgeçmeden.
---
Çünkü onlar
sevmek için doğmuştur.
Karşılık almazlar, beklemezler…
Bir tebessüm uğruna ömür verirler.
Yaralarına dokunulmaz,
ama başkalarının kanayan yerlerine
ellerini uzatmaktan geri durmazlar.
---
Onlara "çok duygusalsın" derler.
Oysa kimse bilmez:
Bu duygular,
başkalarının çöpe attığı gerçeklerin
içlerinde kılıç gibi dönmesidir.
Her “iyiyim” deyişlerinde
bir cenaze kalkar yüreklerinden.
---
Zamansız sevdiler,
yanlış yüzlerde umut aradılar.
Ne zaman “ben de” denmesini bekleseler,
karşılık sessizlik oldu.
Ve en çok sevdikleri,
hep “gitmeyi en iyi bilenler” çıktı.
---
Ama yine de yılmadılar.
Çünkü onların kaderi bu:
Sevmek, tüketilene kadar.
Sevilmemek…
ama yine de içten içe
“Belki bir gün biri beni de anlar” demek.
---
Sonra bir gün,
kimsenin aramadığı bir akşamüstü
sessizce yok olurlar.
Bir kahvenin son yudumunda,
bir mesajın gelmemesinde,
bir şarkının ortasında...
Yavaşça sönüp giderler.
---
Ve arkalarında kalan tek şey,
derin bir pişmanlık olur insanlık için.
Çünkü biri daha gitti,
fazla seven, fazla anlayan,
ama asla hak ettiğini bulamayan biri.
---
Onlar yalnız doğar…
Yalnız yaşar…
Ve kimse anlamazken bile
bir ömrü anlamaya adar.
Kayıt Tarihi : 29.8.2025 02:24:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!