Şu alemde yapamadım el gibi
Akıp gitti şu gençliğim sel gibi
Gülemedim bahardaki gül gibi
Geldi geçti ömrüm rüya misali
Şiirini yazmak istedim, yazamadım
Bir kez doğdum, fakat belki bin kez öldüm
Buna rağmen yaptıklarını maziye gömdüm
Böyle yapmasaydım, bu kadar sevemezdim
Bu kadar sevmeseydim, böyle yapamazdım
05.07.2002/13.05
Dokuz ay anne karnında taşındım
İki yıl; kucakta ve sırtta taşındım
Belli yaşa kadar itina ile taşındım
Belli yaştan sonra da hep aşındım
Belli bir yaştan sonra göçebe gibi taşındım
“Hekimoğlu İSMAİL”
O en son anda bile güzel prensibini bozmamıştı
Çünkü o mayasını sevdalı üsdadımızdan almıştı
O gösterecekti son nefesinde bile hasbi olmayı
Cephede göğsünü siper eden asker gibi olmayı
Ey ahir zamanın nadide/narin/sevdalı... insanı
Meftundur ekser gibi bu kul da sizdeki o lisanı
Demek ki O, sizi seviyor ki bahşetmiş ihsanını
Dilerim, eksiltmesin Allah üzerinizden ihsanını
27.08.2007-20,07
Ateşin korkulu rüyası ben olaydım
Hidrojen gibi sana eş ben olaydım
Vücut dengeni saylayan ben olaydım
Vazgeçemeyeceğin yar, ben olaydım
Senin akvaryumundaki su ben olaydım
Neticenin hep aynı olduğunu gördüm
Formül doğum artı hayat eşittir ölüm
Yollar farklı da olsa, netice yine ölüm
Sırat-ı müstakimden gitmeliyiz gülüm
15.04.2004-15.04
Aysız bir geceyi sensizlik bilirim
Güneşsiz bir günü sensiz bilirim
Seni Ay’ım, Güneş’im gibi bilirim
Bir gün dahi görmesem deliririm
01.04.2002-17:05
Senin elin, dilin, benim her şeyime şifadır
Senin gözün; gönlün, benim için deryadır
Senin kokun; benim için misk-i amberdir
Beni sana bağlayan kuvvet ise o vefandır
Âdemoğlu/ 10.07.2001-10.30
Çınara yapışmış sarmaşık
Çınar hayat acılarına alışık
Sarmaşık çınara olmuş aşık
Fakat işlerse birazcık karışık
Duvarlara sarılmış sarmaşık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!