Bilirmisin sen?
Saklanan yüreği, dostluğu,
Kilit altındaki özlemleri,
Yanılmanın yangınını,
El değmeden hapsedilen,
Kınalı kuzular,benekli oğlaklar,
Zıpır koşuşmalardaydı,
Ovaların yeşil denizinde,
İlkokul çağında çocuk çobanlar…
“Devlet baba” buyurmuştu;
Yine ağrıyorum,
Ateşli hummalar içindeyim,
Düşüncelerim yanıyor,
Fikrimin Neron'u,kundakçısı,
Beynimin Roma'sını yakıyor...
Evladın,ölümcül sevdalın senindim,
Gülen yüzlü isyankarın,
Koynunda ısındığım,
İlk göz ağrın,oğlundum…
Bembeyaz yüzümle tezat,
Penceremde hüzünlü hışırtılar,
Çınar yaprakları yalnızlıklarına düşüyor,
Sonbahar serinliğindeki ellerin,
Sevgiyle yanağıma dokunuyor…
Gözlerinden iki damla yaş yol alırken,
Gece'nin Hüzünlü Yalnızlığına,
Rüyalara bile sığdırılmaz...
Sevdalı yüreğin ellerindeki hançer,
Rüyalara bile sığdırılmaz...
Gözlerine yürüyen saçlarının rayihası,
Yaşamak gerek utanmasız...
Başıbüyük karlı dağların ağıtlarıdır,
Türkülerle dolanır dillerde apansız,
Yaylalarında yıldızlara yakın yaşanır,
Nedense ağıtlarla bıçaklanır...
Yalnızlığıma ağlarken sorulmaz,
Toprağın suya, bebeğin süte, balığın denize,
Ekmek kavgalı sokak çocuklarının açlığıyla,
Meyhane serkeşi kadar dumanlı, bir o kadarda,
Öksüz, yetim, kimsesiz deniz feneri yalnızlığıyla, , ,
Bir kadeh deyipte yola çıkıp, kaybolduğum,
Görmedin canım, gözyaşlarımı, bakışlarımı,
Gözlerimdeki yalvarmayı, sana olan tapınmayı,
Yürek volkanımın patlamalarını, akan lavlarımı,
Gözyaşlarımdı, hüzünlerimdi görmedinki....
Bir daha aşık olmayı, yeniden sevdalarımı,
En yalnız sabahımda bile hep sen vardın,
Akşamlarım geceye giderken kızgın ve hoyrattım sana,
Gecelerimin kızgın, küskün, kiniyle sen vardın,
Ölüm güzel, yeniden başlamak kadar çekiciydi...
Yalnız, biçare, virane ve çökmüştüm hep,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!