(Adam):
Bakışlarım çeliktir, sarsılmaz bir kale,
Gözlerimde bir tarih, bin yıllık bir dava var.
Vatanın bağrında açan her bir lale,
Ülkümün yolunda verilmiş koca bir sözdür.
Sert kışlar sarmıştı bugüne dek kalbimi,
Dava bilmiştim yıllarca kendi kendimi.
Q
(Kadın):
Gülüşümle başlar bu masaldaki şelale,
Bir yanım hürriyet, bir yanım sonsuz bahar.
Yüreğim kor yeri, bir devrimciyim ben de,
Sesim yankılanır meydanlarda onur için.
Bir bakışla yıktım o kaskatı bendini,
Aşkta buldum ben de gerçek kendimi.
Q
(Adam):
Vatan diye çarpan bir nabzın neferiyim,
Al bayrağın gölgesi benim en güvenli kalem.
Bozkurt yüreğimle bekledim her gün şafağı,
Fikirler pusat gibiydi, hem keskin hem derin.
Şimdi bir hayat başladı sönmüş bu bedende,
Yılların yorgunluğu bitti, bu aşk sayesinde.
Q
(Kadın):
Hürriyet diye koşan o büyük seferiyim,
Zulme boyun eğmeyen, sönmez benim meşalem.
Fırtına boran oldum, yıktım her türlü ağı,
Adalet bekleyenlerin kalbiydi benim yerim.
Sevda dediğin aslında en büyük başkaldırı,
Aşk sustururmuş ancak dindirilemez kahırı.
Q
(Adam):
Gördüm ki ikimiz de aslında aynı yolun kulu,
Göz göze gelince birleşti hayatın her yolu.
Sustu artık idealler, sadece kalp dile geldi,
Aradaki o uçurum sevdayla bir bir elendi.
Bir bütün olduk artık, bitti o eski kibir,
Anladım ki her şeyin başıymış o merhamet.
Q
(Kadın):
Senin sevdan memleket, adın vatanla bir,
Bana lazım olan ise sonsuz bir adalet.
Dünya durdu o anda, bakışlar düğümlendi,
Kavganın sert yüzü sevgiyle mühürlendi.
Ne solun isyanı kaldı, dindi o kadim acı,
Aşk oldu her derdin en son ilacı.
Q
(Adam):
Dün gece düşümde gördüm, kan revan içindeydi yollar,
Sokaklar barut kokar, kardeş kardeşe küserdi.
Ben bir sancak tutardım, rüzgar tersinden eserdi,
Yorgun düşmüş bir neslin yorgun savaşçısıyım ben.
Seni görünce anladım ki nefret kör bir kuyudur,
Oysa insanın fıtratı, sevginin berrak suyudur.
Q
(Kadın):
Benim düşlerimde ise zeytin dalları ve ekmek,
Aç yatan çocukların dindiği bir dünya düşü.
Zordu bunca kavganın içinde tek başına sevmek,
Zordu o buz tutmuş yüreklerin ani dönüşü.
Senin vatan dediğin benim ellerimde yeşerir,
Adalet olmazsa vatan, koca bir zulme eş değerdir.
Q
(Adam):
Bir hilal uğruna feda edilen o genç ömürler,
Mezar taşlarında kaldı o bitmek bilmez davalar.
Şimdi senin gözlerinde sönüyor tüm o kömürler,
Gönlüme doldu artık o mis kokulu havalar.
Mesele toprak değilmiş, mesele canmış meğer,
Aşk için ölmeye değil, aşkla yaşamaya değer.
Q
(Kadın):
Fabrikalar, tarlalar ve nasırlı o yorgun eller,
Hepsi bir bayrak altında, hepsi aynı şarkıda.
Aramıza çekilmişti o aşılmaz kalın teller,
Birleştik işte sonunda, bak aynı büyük parkta.
Sloganlar sustuğunda vicdanın sesi duyulur,
Ancak merhametle kurulur o en kutlu huzur.
Q
(Adam):
Yıllarca bir duvar ördük, harcına öfke katarak,
Sanki düşmandı bize, bizden olmayan her hece.
Güneşi bekledik ama karanlık sinede yatarak,
Sabahı haram kıldık kendimize her bir gece.
Oysa senin gözlerinmiş vatanın asıl sancağı,
Seninle buldum sonunda o en huzurlu bucağı.
Q
(Kadın):
Yumruğum sıkılı gezdim, hakkın peşinde koşarken,
Zannettim ki sevgi zayıflıktır, kavga ise gurur.
Fırtınalar kopardım ben, içimdeki bende coşarken,
Bilmezdim ki asıl güç, sükunette gizli durur.
Şimdi o sert yumruğumda senin sıcak ellerin var,
Gönül soframda baş köşen, ömrümde tek yerin var.
Q
(Adam):
Bize anlatılan o masallar koca birer kurguymuş,
Bizi bizden koparanlar, aynı zehirden beslenmiş.
Meğer tek gerçek ideoloji, insanca bir duyguymuş,
Ruhumuz bunca zaman hep hasretle seslenmiş.
Töremiz artık sevmektir, yasalarımız merhamet,
Seninle kurduğum bu bağ, en kutlu bir emanet.
Q
(Kadın):
Zulmün karşısında dimdik durmayı senden öğrendim,
Sen de benden öğrenmişsin, ekmeği bölüşmeyi.
Ben seninle her türlü prangadan azat olup sığındım,
Bıraktık artık o boş ve anlamsız dövüşmeyi.
Eşitlik dedikleri şey, iki kalbin bir atmasıymış,
Aşkın, karanlık tarihin üstüne doğup batmasıymış.
Q
(Adam):
Bir fatiha okuyalım şimdi, ölen tüm düşmanlığa,
Gömülsün toprak altına o kan sızan eski kinler.
Veda edelim artık o bitmek bilmez pişmanlığa,
Bizi duysun gökyüzü, bizi duysun tüm yeryüzü dinler.
Aynı çatı altında, farklı renklerin tek ahengi,
Bulduk nihayet dünyada, ruhun ruhuna olan dengi.
Q
(Kadın):
Yarınlara bir mektup bu, bizim sustuğumuz yerden,
Kardeşliğin türküsünü biz seninle beraber yazdık.
Sıyrılıp çıktık işte o kapkara, tozlu perdeden,
Yalnızlık kuyusunu, sevdamızın gücüyle kazdık.
Sen memleketimsin benim, ben ise senin hürriyetin,
Biz birlikte adıyız, beklenen o büyük medeniyetin.
Q
(İkisi Birlikte):
Artık ne bir sınır var aramızda, ne de aşılmaz bir sur,
Kurduğumuz bu medeniyet; sevgi, adalet ve huzur.
Ektiğimiz tohumlar yeşeriyor yarının toprağında,
Birer barış müjdesiyiz biz hayatın her yaprağında.
Ay yıldızın altında, hürriyetin tam izinde birleştik,
En büyük devrim aşkmış; biz bu aşkla güzelleştik.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!