Bakışın dar gelir benim ufkuma,
Kendi aynanda gördüğün ben değilim.
Düşme sakın boş yere şu korkuma,
Senin sahilinde dindiğim değilim.
Q
Çölde yanan kibrit, sönmeyen bir kor,
Dışardan bakana anlatması zor.
Hele gel bir de şu mahzun bana sor,
Senin rüzgarınla söndüğüm değilim.
Q
Kalıplar örmüşsün kendi zihninde,
Hükümler verirsin her bir izinde.
Kaybolmuş bir ruhum dünya dizinde,
Senin bildiğin o bildiğin değilim.
Q
Dağlarım dumanlı, yollarım çetin,
Sana kolay gelir, bana bir metin.
Senin olsun varsın mülkün ve cetin,
Senin servetine konduğun değilim.
Q
Gönlümün lügati sana yabancı,
Bendeki bu sancı, en derin sancı.
Görsen de sanırsın sıradan yolcu,
Senin hanlarında durduğun değilim.
Q
Akıl terazinde tartarsın beni,
Eski bir kumaştan sayarsın yeni.
Tanıyamazsın ki bu garip teni,
Senin hayalinde kurduğun değilim.
Q
Güneşi sığdırdım dar bir odaya,
Hasreti yükledim fani dünyaya.
Benzerim belki de susuz sahraya,
Senin deryanda boğduğun değilim.
Q
Hangi şart içinde ölçersin beni?
Ruhumda saklıdır bir başka yeni.
Görmezsin içimde yanan o geni,
Senin sabahında doğduğun değilim.
Q
Sesim yankılanır dilsiz taşlarda,
Hüznüm gizli kalır akan yaşlarda.
Süzülen bir kuşum kara kışlarda,
Senin kafesinde tuttuğun değilim.
Q
Garip Murat der ki; sözüm derindir,
Gönül bir ummandır, sırlar yeridir.
Anladığın kadar, her şey senindir,
Senin kitabında okuduğun değilim.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!