Korkarım gözümde ışık sönecek diye
Beni karanlıkta bırakma baba
Birgün gidiverdin sende cennete
Beni buralarda bırakma baba
Baktım albümdeki sararan resmine
Hiç birşey yerini tutmuyor baba
Gözümden süzüldü bir damla yine
Telâşın nedendi,acelen niye
Bir yıldız daha kaydı gökyüzünden
Bakî kalan ne var ki bu alemde
Ah! Ecel telâşın neydi,neydi acelen
Nur ol babacığım ebedi yerinde
Kayıt Tarihi : 3.11.2008 12:35:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Biliyor musun seni nasıl özledim baba
Akşam gelirsin diye yolun gözledim baba.
Tadı-tuzu kalmadı sen yoksun evimizin
Mutluluğu unutup her gün ağladım baba.
Yokluğun ölüm gibi çökünce üstümüze
Gülmeyi unutarak kara bağladım baba
Ellerin okşar mı ki bir daha saçlarımı?
Gözyaşlarımı tutup, elden sakladım baba
Uzaktan gördüğümü sana benzetiyorum
Ah bilsen özleminle nasıl çağladım baba.
Hasretin ile yanan şu mazlum yüreğime
Yokluğunu taş edip, onu dağladım baba.
Bekir Urfalı
Kalleminiz kadim ola...
ÜÇGÜLLER HEP SEN KOKARLAR
Havada üçgül kokusu var
Üçgüller hep sen sen kokarlar.
Kokunu duyumsarım bin bir özlemle
İçimde bir hüzzam şarkı
Geçebilmek için üçgül tarlasının önünden
Yolumu değiştiririm,
Nedenini bilemezler
Yılların yorgunuydu güzel gözlerin
Uzamıştı sakalların, zayıflamıştın.
Sarıldım, öptüm ellerinden
Kaybolmuştu nasırların.
Acaba diğer babalara da
O denli kısa mıydı geceler?
Hep gün ağarmadan giderdin işe,
Gece, yarılanırdı nerdeyse
Eve döndüğünde…
Sitemkârdı gözlerin,
Kırılgandı sert kabuğunun içindeki
Yumuşacık yüreğin.
Sordun;
Nerde kaldın, neden daha erken gelmedin?
Geçerli bir neden bulmaya çalıştım kendimce
Kabullenmedin.
Oysa sonun başlangıcıymış vakit,
Bilemedim…
Sokuldum yanına eskiden olduğu gibi
Çocukluğumu anlat bana dedim,
Gülümsedin.
Askerden o gün dönmüştüm,
Bir şubat ayazıydı gelişin.
Kızımız oldu diye çok sevinmiştim.
Gurbet kuşu olacakmışsın
Nerden bileydim?
Okuman uğrunaydı sadece
Katlandığım hasretin,
Gözlerinden gönlüme akıverdi sıcacık sevgin…
Sonra;
Bir at bile kırk yıl koşarmış derler,
Ben koşmaya başlayalı elli yılı da geçti,
Artık nasıl eskimeyeyim, dedin
Kabullenmiştin…
Oy kadersizim, oy çilelim, oy gülmezim,
Bizler içindi tüm çektiklerin bilmez miyim?
Dertlerini içine gömdün de belli etmedin.
Yaklaşık kırk gece nefesini dinledim.
Her yeni güne yeni bir umutla girdim.
Bir şubat ayazıydı vakitlerden yine,
Umudun bittiği yerde
Seni zor ecele teslim ettim.
Güneş kaç kez battı tepelerin ardında?
Ve kaç turna katarı geçti o günden beri?
Bilemem, hiç saymadım ki…
Artık anlamı yok köye gelmelerin
Ve seni ne kadar sevdiğimi söylemenin
Yok artık gelişimize sevinmeler, tatlı telaşlar
Viran kaldı ardından evler, bahçeler, bağlar
Ceketinin cebinde bir tutam kurumuş üçgül
Yokluğuna ağlar.
Havada yine üçgül kokusu var.
Neden bu kadar acımasız üçgüller?
Ve neden hep sen sen kokarlar?
Ne zaman gönlüme düşsen canım babam,
Yüreğimin bir köşesinde
Gizli bir yara kanar kanar,
Küçük bir kız çocuğu
Sessizce sensizliğine ağlar…
Naime Koç ÖZEREN /Ağustos 2008
sabırlar diliyorum saygılarımla
Bakî kalan ne var ki bu alemde
Ah! Ecel telâşın neydi,neydi acelen
Nur ol babacığım ebedi yerinde
Saadet Sandıkçıoğlu
Ben babamı ancak hatırlıyorum.
Babam şiiriniz takıldı gözüme,
çokta etkileyici ve hüzn dolu dizeler,
Ahırete ıntıkal eden tüm Babalara
Allah tan Rahmet diliyorum.
Selamlarımla saygılar sunuyorum.
Öncelik
TÜM YORUMLAR (11)