Şubat'ın on biriydi bayrama yakın
Düştü ölüm haberin evine babam
Biz içinde şaşkın, feryâd-u figânın
İnanamadık hiç öldüğüne babam
Dökmüş yaprakların ah ağaç dalları
Karla kaplanmış Pozantı'nın yolları
Dizine vurur da anam kollarını,
Ağıtlar yakıyor ölümüne babam
Mevlüd Hoca ah verdi acı selânı
Kara bulutlar sardı göğün her yanı
Ardıç ailesinin en kara günü,
Ölüm sürme çekti ah yüzüne babam
Hacı Lütfi derlerdi sana bir adın da şapkalıydı
Sabah camiye giderdin, yüzün nur doluydu
Helâl et hakkını Kemal Çavuş'un oğlu,
Kavuşmak kaldı artık ahrete babam
Kan damlamış üzeri bir beyaz kefen.
Cenaze arabası geldi ayrılık kokan
Ağlıyor ardından küçük kızın Hanife'n
Götürüyorlar seni nereye babam!
Yoldaşlık etti sana Nuri Emmi de,
Allah rahmet eylesin ikinize de
Zehir oldu bu bayram sevenlerinize
Boğuldu yüzlerimiz hüzüne babam.
Zehroldu ah yemekler, acı su bile
Gelmez hiç yetimlerin acısı dile
Gözlerimiz kapıda içeri gireceksin diye
Unutup çoğu zaman öldüğünü babam
Gülyüzlüydün sen babam kolay kızmazdın
Şakalaşırdın bizle güler oynardın
Bize geçmişten hâtırâ anlatırdın
Hasret kaldık o müşfik sesine babam
2026
Mehmet Akif ArdıçKayıt Tarihi : 31.07.2026 11:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!