Mutlu olmak için boş vermek gerekiyordu
Bunu anladığımda ben de boş verdim
Bir kar tanesinin salına salına inişi
Bir yaprağın dalından düşüşü gibi
Boş verdim ki
Her şey bir okyanustan
Nerelere gittim bir bilsen
Çatısı çöküktür gönlümdeki gecekondunun
Bulabilsem seni, hazırım ama..
Sen yeter ki “Geliyorum! ..” de
Aktarırım çatısını.
Boyarım beyaza yine, odasını kapısını.
Tütün alırım da alkolle bulamadım hiç aramı
Uyumak da günah bana
Tam seni düşünürken
Karıştırdım yine helal ile haramı
Elleri titriyor
Saçları darmadağın
Yüzünde derin çizikler
Bilmem nasıl anlatsam senli anları
İçimdeki huysuz çocuğa
Ne desem boş
Birşeyler yazmak istiyorum
Canım ne yazmak istiyorsa onu
Bir söz
Bir kitap
Bir şarkı
Bir hayal
İşte bu yazdıklarım var ya!
Yaramdan damlayanlardı.
Ruhu mühürlüler duyup, göremez beni,
Ancak, sevdayı içine gömenler anlardı.
Verdiğin incecik sızı keyif verdi bana
İnsan bu kadar mı bayılır celladına?
Leylak kokunu boynundan içime çekerken,
Demek böyle oluyormuş, diye düşündüm “Aşkından ölmek”
Aciz kölenden son dilek bu inan
Nefesinden kalanla bile yetinmek..
Ne yani?
Sana içimi döktüm diye mi çıktı
Bu dudağının yanındaki gamze?
Hala uzaktayken bana
Bal rengi gözlerinin kısılması, yere bakarken..
Ne yani?
Ey ölüm terzileri! ! .
Ya ölçün, enine boyuna.
Derdime denk kesin kefenimi
Ya da bırakın kefen kesmeyi.
Derdest edin dertleri.
Onu bir kez daha görmeden
Lapa lapa yağdın üstüme, hayatıma
Sessiz ama hep güzel yağıp,
Hep güzel göründün bana
Parmak uçlarını gezdirdin üzerimde
İnsanlar da özler ama
Ben seni çok özlüyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!