ayzıt güzeli leylâ
-leylâ, yâr şehrengizi yüzü gül haresi...
Ilık bir seher vakti vardım yâr kapısına
leylak işlemeli o sedefkâr tokmağına
üç kez vurup bekledim bir ses bir seda
desin ki bana "geldin mi ey şem'u pervane"
açıldı kapı dedim ey mahpeyker merhaba
dedi dur, ya gönlüm bu sevdayla boğulursa
dedim bu gönül, gönlüne açılmaktan yana
dedi bu umman derin, vuslat başka bahara
leylâ sehli mümteni, leylâ hüsn-ü dilara
leylâ deryasında can bulduğum dilruba
nice güzelden geçip gemi yaktım adına
kapıldım bahtımın lâl ve sarhoş yazgısına
yıldızları sarhoş her gecenin gıyabında
ahvalimi yazdım intihar mektuplarına
saçların dalgasına ellerin hatırına
bilsen kaç yemin bozdum, gözlerin kınasına
leyla! o mahmur ve o dilberan gözlerinde
kızıl bir şerbet tattım bana her bakışında
leylâ ayzıt güzeli, leylâ ölümden bade
leylâ gözleri mercan teni ipekten sade
sadrımda efkârın sessiz hali isyan eder
isyan, isyan içinde ahdini ziyan eder
yâr gözünde bir buse ömrümü bizar eder
sanma ki leylâ, ömrüm senle ahuzar eder
ismin içinde lafzım kendini viran eder
gamzende mezar taşım her an feveran eder
gerdanında çifte ben beni perişan eder
bir kelamın ki rüsva gönlümü zişan eder
leylâ bozkır çiçeği, leylâ bir hoş mahpeyker
leylâ göze başında bade bekleyen dilber
mart / 2021
Kayıt Tarihi : 6.5.2023 23:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!