Bazı insanlar gitmez.
Sadece yavaş yavaş
çekilir.
Mesajları kısalır.
Cümleleri azalır.
Eskisi gibi merak etmez.
Bazı insanlar seni terk etmez.
Seni silmez.
Engellemez.
Hayatından çıkmaz.
Ama seni seçmez de.
Ve sen bunu sevgi sanırsın.
Bazı kadınlara “fazlasın” denir.
Fazla ilgili.
Fazla hassas.
Fazla bağlı.
Oysa mesele fazla olmaları değildir.
Çocukken eksik bırakılmalarıdır.
Gece herkes uyuduğunda
insan en çok kendine yakalanır
Gündüz kalabalıklar vardır.
Mesajlar.
Bildirimler.
Bazı vedalar kapı çarpmaz.
Ses çıkarmaz.
Ayak sesi bile duyulmaz giderken.
Bir sabah uyanırsın
ve birinin yokluğu
odanın ortasında duran görünmez bir eşya gibi
Geldi mi sonunda korktuğun başına?
Kaçtığın ne varsa,
en karanlık köşede seni bekliyordu zaten.
Yüzleştin mi o gerçekle?
Bazı insanlar seni terk etmez.
Seni silmez.
Engellemez.
Hayatından çıkmaz.
Ama seni seçmez de.
Ve sen bunu sevgi sanırsın.
Bazı insanlar seni kaybetmek istemez.
Ama seni seçmek de istemez.
İşte en yorucu yer burasıdır.
Çünkü açık bir “git” yoktur.
Ama net bir “kal” da yoktur.
Sen arada kalırsın.
Bazı insanlar
seni hiç “seni seviyorum” demeden sever.
Ve sen bunu en çok
gittiklerinde anlarsın.
Susarak sevmek
Bir ilişki, sürekli kriz yönetimi değildir.
Her gün yeni bir travma,
her hafta yeni bir kırılma,
her konuşmada eski yaralar…
Bu sevgi değil.
Bu bitmeyen bir alarm hali.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!