Her şey bir anda son buldu.
Evden ayrıldım.
Eşyalarımı toplayıp çıktım.
Zaten fazla da bir şeyim yoktu.
Benim olanla yetinmek zorundaydım.
Tanışma yıl dönümümüzde hediye ettiğin resmin,
Sana yazdığım mektuplar
Ve sana tutsak kalbim…
Benim diyebildiklerimdi bunlar,
Götürebildiklerim.
Gerçi biraz zor oldu kalbimi senden ayırmak.
Git desen de, azad etsen de onu,
O sana tutsak olmayı seçmişti.
Özgürlüğü istemiyordu, kafesinde mutluydu.
Ama ne yazık ki, götürmek zorundaydım kalbimi.
Teknik nedenlerden ötürü.
Onsuz yaşamam imkânsızdı.
O da sensiz yaşayamazdı, biliyorum.
Biraz bencilce ama mecburdum.
Bir kolumda valizim, bir elimde kalbim,
Çekiştire çekiştire götürdüm onu.
Gözleri arkada ve ayakları isteksiz,
Sürüne sürüne veda etti sana.
Artık istese de geriye dönemezdi.
Artık ona düşen ağlamaktı,
Bana düşense yalnızlık…
Ama dedim ya,
Her şey bir anda son buldu.
Senden ayrıldım.
Ay ışığına bile dargınım artık.
Yıldızlı yaz gecelerini sana bırakıyorum.
Şehrin ışıkları art arda sönüyor.
Karanlık sokakları adımlıyorum şimdi.
Yavaş yavaş buluyorum aradıklarımı.
Yalnızlık değilse de aradığım,
Yolda gelirken aniden rastladım.
Sessizlikle, seninleyken tanıştım.
Karanlığa çoktandır alışkındım.
Artık gitme vaktiydi, anlamıştım.
Yeni bulduklarımı yanıma aldım.
Mektuplarımı yakıp, resminle vedalaştım.
Ve son kez, kendimle hesaplaştım.
Artık ölüme de, ötesine de hazırım.
Ben buradayım ölüm, beni mi çağırmıştın?
Kayıt Tarihi : 18.07.2020 17:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!