Soracaksan gel sor bana
El sözüne uymak niye?
Yalan mı söylerim sana?
Başkasından duymak niye?
Çatlattın sabır taşını
İnsanı yaşatan sevdaymış meğer
Yıllardır sevdama vermedin değer
Ben senin gönlünde olmazsam eğer
Ağlasam ne yazar gülsem ne yazar
Sevilen kırıyor atıp taşları
Yaradan ne güzel yaratıyor bak,
Topraktan çıkıyor kömür dediğin.
Her nefis ölümü bir gün tadacak
Tükenip gidecek ömür dediğin.
Yaşarız vahada, kimi çöllerde,
Sevdanın ilacı sevmekmiş meğer
Ben sevda acını dindiremedim.
Seninle yaşamak dünyaya değer
Sensiz bir dünyayı sindiremedim.
Neyleyim böyleymiş yazılan yazım
Yapraklar solar ya dallarda güzün
Geceyi yaşarsın sanki gündüzün
Gözlere yaş düşer, gönül’e hüzün,
Yaşarken ölmeyi gel de bana sor.
Sen seversinde o sevmez olur ya
Sevdanı başıma saran sardı da,
Sırrına ermeye gücüm yetmedi,.
Dağları delecek gücüm vardı da,
Kalbine girmeye gücüm yetmedi..
Kör eden bir nurdun sanki gözümü,
İnsanın kalbine aynaymış gözler,
İki laftan biri yalan sözlerin.
Düşse de ateşler, yaksa da közler
Hiçbir zaman demez, yalan gözlerin..
Ne bir dramdır bu, nede gülmece,
İktidara gelene tuhaf haller oluyor
Yürümeyi bilmeden, ha koştu ha koşacak.
Zalimin zulmü aynı, sanki bir zevk alıyor,
Sabrımızı zorlama, ha taştı ha taşacak.
Ocağa ateş düştü, halden anlamazmısın?
Kim izin verdi sana yüreğime akmayı
Ateşten mi öğrendin söylesene yakmayı
Gece severim bil ki yıldızlara bakmayı
Ay'a hayalin gelir konuşurum seninle
Ben sevdanın nehrinde deli deli akarım
Yıllardır sönmeyen ateşmiş meğer,
Kim verir acaba bu aşka değer,
Dağın arkasında sen yoksan eğer
Ferhat gibi dağı delsem ne olur?
Sel önünde set mi sandın kendini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!