Bir ırmak misali bendine tutsak
İçinde çırpınan yazan biriyim
Nice yıllar var ki kendine tutsak
Kafesi sırtında gezen biriyim
Kolay ermek için her muradına
Deli gibi sevip de, karşılık bulamayan;
Artık ölü gibidir, kendimden biliyorum.
Aşk denilen denize, yar ile dalamayan;
Gobi çölü gibidir, kendimden biliyorum.
O gün seni sevmiyorum dedin ya;
Sen aşkını, ben aklımı kaybettim.
Sen ki bana bu cevabı verdin ya;
Ben aklımı, sen aşkını kaybettin.
Gel doğayla uğraşma, bırak kendi haline,
Yeşili öldürürsen, söyle kim yaşayacak?
Her dereye HES yapıp, vur doğanın beline,
Suları kaldırırsan, söyle kim yaşayacak?
Ben geldikçe sen kaçtın, bulamadık ortayı,
Beklesem gelirmisin, seni beş gibi çaya?
Yaylanın göllerinde, yutuverdim oltayı;
-Merdiven kurdum göğe, ulaşamadım aya,
-Kırdın aşk kanadımı, kaldım sonunda yaya.
İyi bak şu resime, tanıdın mı bir yerden?
Yıllar önce kalbini, kırıp döktüğün adam.
Senin bir gülüşüne, bil ki geçerdi serden;
Yıllar önce kalbini, kırıp döktüğün adam.
Gel! de, gelirim her yere,
izine kurban olduğum.
Koy de başımı bir kere,
Dizine kurban olduğum.
Böyledir dünyanın düzeni Osman,
Kurunun yanında yaşı yakarlar.,
Yakışmaz ki sana yüzünü asman,
Kurunun yanında yaşı yakarlar..
Gidecek bilirsin bu dünya böyle,
Güz gelince dökülür,
Yaprak dallara küsmüş.
Solmuş boynu bükülür,
Çiçek ballara küsmüş.
Çağırmayın beni hiç bir oyuna,
Zeybek'e küsmüşüm bar'a küsmüşüm.
Vurulup kalmışım servi boyuna,
Sehpaya küsmüşüm, dara küsmüşüm.
Gülüşü andırır doğan güneşi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!