Taştan, kocaman kaplumbağa heykeli üzerinde otururken, gülüşüyorlar sarı çil çocuklar.
Alman turistler. Yeni yeni keşfediyor çocuklar, etraflarında olup bitenleri. Meraktan yaramazlıkları…
Babaları dolamış kollarını birbirine ve tüm kara düşler, tüm beyaz düşler, tüm yedi renk, taş sokağın bin yıllık yolunda dağılıyor.
Adam farkında mıdır, bilinmez. Ama şu andan geleceğe doğru kendisi de dağılıyor.
Ve sokakların taşlardan örgülü beliklerinde tarih olmaya başlıyor.
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta